Whatsapp numaramız:+90 530 368 46 36
HESABIM
Üye Ol

Gana Şahitliğim

Yazar: Hamza Broni - Yazının Tarihi: 28 Mayıs 2019 | 23 Ramazan 1440 Salı 12:27

. . . . . . . . بسم الله الرحمن الرحيم . . . . . . .

Hamd alemlerin Rabbi, gününün sahibi olan Allah’a (cc), Salât ve selam müminlerin emiri, mücahidlerin komutanı Muhammed Mustafa’yadır.
2017 ve 2018 yıllarının kurban bayramlarında, İslam paylaşmaktır deyip Gana’ya doğru yola çıktım. Zalim batının madenlerini, ormanlarını hatta insanlarını sömürdüğü bir ülkeye gitmek bana farklı tecrübeler kazandıracaktı. Karşılaştığım manzara beklediğimden çok daha kötüydü ve beni hayretler içinde bırakmıştı. Yaşadıklarımı, gördüklerimi, şahit olduğum durumları sizlerle istedim ve bu yazıyı kaleme aldım. Umarım yazacaklarım şuurlanmamıza, elimizdeki nimetlerin kıymetini bilmemize, kendimizi sorgulamamıza, ve kafir batıya olan kinimizin artmasına sebep olur.

Gana 
Gana Afrika kıtasının batısında yer alan bir ülkedir. Ülkenin komşularını Fildişi Sahili, Burkina Faso ve Togo oluştururken, güneyinde Gine Körfezi (Atlas Okyanusu) yer almaktadır. Ülkeye Gana ismini eski Arap tüccarları vermiştir, bu ismi verme sebepleri ise ülkenin “ğani” yani zengin olmasından kaynaklanmaktadır. 22 milyon nüfusa sahip Gana’nın %60’ı Hristiyanlığa, %15’i İslama, %25’i ise yerel dinlere inanmaktadır. 10 sene önce Müslümanlar ve Hristiyanlar eşit nüfusa sahiplermiş lakin misyonerlerin yoğun davet çalışmaları sonrası, Hristiyan nüfus az önce verdiğimiz rakamlara ulaşmış. Fransız sömürüsü olan komşularının aksine Gana, İngiliz sömürüsü olan bir ülkedir. Her ne kadar ismen bu sömürü kaldırılmış olsa da reelde halen devam etmektedir. Bu durumun en iyi örneği, ülkede pek çok yerel dil olmasına rağmen resmî ve yaygın konuşulan dil ingilizcedir. Aynı zamanda ülkedeki okullarda sadece ingilizce eğitimi verilmektedir.

Sömürü Düzeni:
“Misyonerler Afrika’ya geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizdeyse topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapayarak dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda ise bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı.”
’nın ilk başkanı Jomo Kenyatta ’nın sömürü düzenini böyle açıklamıştı. Gana’ya gittiğimde durumun orada da bundan farksız olduğunu gördüm. İngiltere tarafından sömürülen bir ülke ve ülke yöneticileri tarafından sömürülen bir ! Petrol rezervleri, verimli ormanlar, insan gücü vs. hepsi İngiltere’nin elinde! Asıl problem, insanlar bu sömürü düzeninin farkında bile değil, hatta İngiltere’ye karşı büyük bir hayranlık besliyorlar. Bu durumla ilgili başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum: Kurban kestiğimiz köyde gezerken bir gence denk geldim, üzerinde İngiltere bayraklı bir t-shirt vardı. Rehber vasıtasıyla üzerindekinin ne olduğunu sordum. İngiltere bayrağı cevabını verdi. “İngiltereyi seviyor musun?” soruma ise evet yanıtını verdiğinde kendisine şu soruyu yönelttim: “Peki, İngiltere seni ve sizleri seviyor mu?” Donup kaldı, cevap bile veremedi. Hayatı boyunca sevdiği ve hayranlık duyduğu toplumun kendisine nasıl baktığını hiç düşünmemişti.
Öyle bir düzen kurulmuş ki okulların yüksek ücretler istemesi sebebi ile neredeyse sadece yöneticiler ve zenginlerin çocukları okuyup iyi yerlere geliyorlar. Böylece ve zenginlik sadece kendilerinde kalıyor ve kısır bir döngü içine girmiş oluyor.

Fakirlik Seviyesi:
İşsizlik oranı aşırı yüksek ve maaşlar çok düşük seviyelerde. Bu duruma bir örnek: ortalama bir işçi maaşı 150-250 cedi (sîdi) arasıyken, 1.5 litre suyun fiyatı tam 2.5 cedi.
Fakirlik seviyesi ile ilgili halimize şükrettirecek, bizzat şahit olduğum ve rehberimizden dinlediğim bazı olayları anlatmak istiyorum:

1) Şiddetli diş ağrısı çeken bir kadın “10 cedisi” (11 tl) olmadığı için aylardır doktora gidemiyordu.
2) Kendisine 20 cedi (22 tl) verdiğim bir adamın sevinçten titremesi ve benim sonrasında o adamın 1 yılda bu kadar parayı kazanamadığını öğrenmem!
3) Yeterli su kuyusunun bulunmaması, kendisiyle çamaşır yıkamayacağımız çamurumsu suların içilmesi ve en acısı da su almaya giderken yollarda ölen çocukların mevcudiyeti içleri parçalayacak cinsten problemler.
4) Çocukların bedenlerinin zayıf olmasına rağmen karınlarının şişkin olması dikkatimi çekmişti, merakımı Türkiye’de bir doktor giderdi. Düzenli beslenemedikleri için iç organları dengesiz bir şekilde büyüyor ve şişkinlik gösteriyormuş.
5) Fakirlik seviyesi ve yeterli İslam şuurunun olmaması sebebiyle kadınların çok düşük paralara fuhuşa sürüklenmesi ve aileleri tarafından kullanılmaları da İslam ümmetinin erkeklerine ve davetçilerine utanç olarak yeterlidir.

Karşılaştığım İlginç Olaylar
Kurban kesimlerinden birgün sonra köyde gezerken yakılmış ve tüylerinden arındırılmış bir inek derisi gördüm. Bunu ne için kullandıklarını sorduğumda “kaynatıp yiyoruz!” cevabını aldım. Yaşadığım şoku anlatamam, şaşkınlığımı gören rehber: “biz hayvanların dişimizin kestiği ve olan her şeyini yiyoruz” dedi.
Çocuklara şeker verdiğimde hayatlarında ilk defa şeker yiyen çocuklar şekerleri, paketleri ile beraber yemeye çalışıyorlardı. Açmak için paketi ellerinden almaya çalıştığımda ise hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamaları gerçekten imtihan konusuydu.
İlk defa “beyaz adam” gören çocukların korkuları ve şaşkınlıkları gözlerinden okunuyordu. Ellerini dilleriyle ıslattıktan sonra kolumu ovuşturuyor ve boya olup olmadığını kontrol etmeye çalışıyorlardı.
Gana’da bulunmaması sebebi ile hayatlarında Kur’an’da geçen incir ve zeytini hiç yememiş olan Ganalı Müslümanların zeytini yedikten sonraki yüz halleri bizi güldürüyordu. Özellikle tadını beğenmedikleri halde saygıdan zeytini tükürmemeleri takdire şâyandı.

Son söz
Gana şahitliğim benim için çok faydalı ve bereketli oldu hamdolsun. Umre’ye gitmiş biri olarak diyebilirim ki, ikisi arasında kalsam kesinlikle Gana’yı veya aynı şekilde yardım faaliyetinde bulunabileceğim başka bir Afrika ülkesine gitmeyi tercih ederdim. İnsanların muhtaç hallerini görmek, kafir ve zalim Batı’nın orada bıraktığı yaralara şahid olmak kişiyi çok farklı atmosferlere sokuyor. İslam davetinin yaymak, Müslümanların cömertliğini göstermek ve o toprakların verdiği lezzeti bir kere de olsa tatmak için tüm kardeşlerime Afrika’ya gitmelerini tavsiye ederim. Umarım Rabbim gitmek isteyen tüm kardeşlerime bir kapı açar.

Rabbim kanlarımızdan bizden razı oluncaya kadar dilediğince alsın, alsın ki yarın ahirette cennetini istemek için yüzümüz olsun.

Hamza BRONİ    28 Mayıs 2019

Fetih Medya

Yorum Yazın

UYARI: Hakaret içeren ve imla kurallarına dikkat edilmeden yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.