Whatsapp numaramız:+90 530 368 46 36
HESABIM
Üye Ol

DİJİTAL DÜNYAYA MÜSLÜMANCA BİR BAKIŞ

Yazar: Musa Yıldız - Yazının Tarihi: 5 Ağustos 2019 | 4 Zilhicce 1440 Pazartesi 15:52

A) Tek Bir Konuşmacının Sesini Duyabilecek Yurttaşlar

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Vehn hadisinde bu günü anlatırken “Sizler o gün sayıca çok olacaksınız” buyuruyor. Sayıca çok olmamız, yalnızca ile yapılmış veya yapılacak olan fetihlere bağlanmamalıdır. Tarih boyunca dinimizi anlatarak ve yaşayarak fethettiğimiz yerler, ile savaşarak fethettiğimiz yerlerden katbekat daha fazladır. Allah Resul’ünün Vehn hadisindeki “Sizler o gün sayıca çok olacaksınız” haberi, günümüz dünyasının teknolojik gelişimlerinin -bir anlamda- sonucu olarak değerlendirilebilir. Çünkü günümüzde birçok İslam’ın anlatılmasıyla ve yaşanmasıyla Müslüman olmaya karar veriyor.

Mesela ’da yaşayan gayri Müslim biri, halkı Müslüman olan bir ülkede yaşayan herhangi bir hocanın yaptığı sohbeti veya konferansı internet üzerinden izlemesiyle hidayet bulabiliyor. İnternette dolaşırken Müslüman bir yazarın makalesine denk gelerek veya Kur’an’ın okunduğu bir videoya denk gelerek etkilenip Müslüman olabiliyor. Uzaktaki insanları, birbirine yakınlaştıran teknolojik gelişmeler inançların, fikirlerin ve ideolojilerin daha fazla büyümesi anlamında ciddi bir etkiye sahiptir.

Yazının bulunması da aynı zaviyeden incelenebilir. Hatta tarih boyunca birçok gelişim ve gelişmeler yazı temelinde tezahür bulmuştur. Aynı zaviyeden inceleyeceğimiz şey yazının bulunması değil, teknolojik gelişmelerin artmasıdır. Çünkü asıl olan yazının bulunmasıdır, teknolojik gelişmeler çok çok daha sonra olmuştur. Önceleri konuşmacının karşı tarafa iletmek istediği mesaj yazı, resim vb. yolarla sağlanıyorken; artık teknolojinin gelişmesiyle iletilmesi istenen mesaj yazı, resim, ses vb. vasıtaların videoya dönüşmesiyle daha kolay bir şekilde sağlanıyor.

Yazı yalnızca sayfa veya kitap halindeyken, içeriğindeki mesajı eş zamanlı bir eyleme dönüştürmek pekte kolay olmayabilir. Saatin buluşu, yazıdaki mesajın kolektif bir eyleme dönüşmesi adına bir kolaylık sağlayabilir ama yine de zorluğu ciddi anlamda hissedilir. Fakat günümüz teknolojisiyle düşünecek olursak bu durumun hiçte zor bir şey olmadığını görmüş oluruz. Yazı, saat ve iletilmek istenen mesajı birçok insana ulaştırabilecek araç-gereçler(internet, televizyon vs.) milyonları eş zamanlı bir şekilde harekete geçirebilmektedir.

Nitekim darbelerin başarılı olması veya tam tersine başarısız olması; eş zamanlı olarak harekete geçirebilme kabiliyetine bağlıdır. Darbelerin başarılı olabilmesi için medyaların çok iyi bir şekilde kontrol altına alınması ve çok iyi bir şekilde yönlendirilmesi gerekiyor. Durum bazen tam tersine de dönebilir. Mesela ’deki Fethullahçı örgütün darbe girişimi, ülkenin Cumhurbaşkanının televizyon kanalına görüntülü arama yapması vasıtasıyla “dışarıya çıkma” çağrısı yapılarak engellenmiştir. Bu da kitle iletişim araçlarının gücünü anlama hususunda önemli bir örnektir.

“Platon bir sitenin nüfusunun en uygun durumunu, tek bir konuşmacının sesini duyabilecek yurttaşların sayısıyla tanımlamaktadır. Lewis Mum Ford’un Platon’dan aktardığı bu ifade artık günümüz toplumları için de geçerlidir. “Bugün kitle iletişim araçları site devletinin bu özeliklerini sağlayacak imkânlara sahiptir. Mekân, bir site olamayacak kadar geniş olmasına rağmen iletişim, bir site oluşturacak kadar birleştirici hale gelmiştir. “Zaman ve mekânın sıkışması” anlamında küreselleşme, dünyanın çeşitli parçalarının artan ilişkisi, etkileşim ve karşılıklı bağımlılığı olarak ortaya çıkmaktadır.” (Timisi, N.  (2003), İletişim Teknolojileri ve Demokrasi, : Dost Yay)

Kitle iletişim araçları site devletinin ulaşmak istediği amaca kolayca ulaşabiliyor, televizyon, internet vb. araçlarıyla tek bir konuşmacının sesini, görüntüsünü veya yazılı açıklamasını mekânsal engelleri aşıp aynı anda milyonlarca insana ulaştırarak zihin dünyalarını etkisi altına alabiliyor.

Sesin, görüntünün ve yazının aynı anda birçok insana ulaşabilmesi kolaylığı, iyi insanın kontrolünde işlev gördüğünde iyi sonuçlar; kötü insanın kontrolünde işlev gördüğünde ise kötü sonuçlar doğurur.

Kötü insan profilden düşünecek olursak kitle iletişim araçları, fikir ve ideoloji pazarlamacıları için çok etkili bir silahtır. Bu pazarın asıl sahipleri emperyal arzular peşinde olan küresel güçlerdir. Söz konusu araçlar sahip oldukları fikirleri benimsetmek, dayatmak ve fikirleri doğrultusunda girişecekleri eylemlerin meşrutiyet zemininde pratik bulması anlamında kolaylık sağlıyor. Bunların etkisi küresel anlamda gözlemlenebilir düzeydedir fakat fikir ve ideoloji pazarlamacılığı sadece küresel güçler anlamda düşünülmemelidir. Bununla birlikte lokal olarak bu pazarlamacılığı yapan gruplar, örgütler ve koltuğunu sağlamlaştırarak uzun ömürlü hale getirmek için uğraş veren liderler de vardır.

Aynı teknolojik gelişmeler fikirlerini yumuşak bir dokunuşla(sübliminal, 24. Kare, algı operasyonu vb.) insanlara dayatmayan, toplumsal düzeni ifsat edecek diziler ve filmler çekmeyen, yalan-yanlış haberler yaparak toplumu manipüle etmeyen insanların kontrolünde daha da faydalı olabilir. Bıçak kasabın elindeyse karın doyurur, katilin elindeyse adam öldürür. Bu sebepten dolayı kitle iletişim araçlarının kimin kontrolünde olduğu önemli bir detaydır.

Not: “Dijital Dünyaya Müslümanca Bir Bakış” yazısı diğer alt başlıklarıyla devam edecektir. Bu yazı aynı zamanda “Ölü Bir Düşman Yerine, Diri Köle Bir Düşman” yazı serisinin devamıdır.

Yazan: Musa Yıldız

Yorum Yazın

UYARI: Hakaret içeren ve imla kurallarına dikkat edilmeden yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.