Zilhicce ayı ne zaman? Zilhicce ayı nedir? ilgili hadisler ve orucu?

Fetih Medya
Fetih Medya Haber Merkezi
⌚Haberin Tarihi: 3 Eylül 2016 | 2 Zilhicce 1437 Cumartesi

Zilhiccenin ilk dokuz gününde oruç  

Zilhicce ayı bu sene 3 Eylül 2016 Cumartesi günü başlamaktadır. Hicri 1 Zilhicce 1437

Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu:

“Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir.”
(Tirmizi: Savm, 52; İbn Mace: Sıyam, 39)

Zilhicce Ayı Nedir?

Kurban bayramının içinde olduğu aya zilhicce ayı denir, hicri-kamerî ayların 12’ncisidir. Her senenin Kurban Bayramından önceki ilk dokuz günü ve Kurban bayramı günü olmak üzere tam “on gün” “leyâli-i aşere” yani on mübarek gecedir. Onuncu gün Kurban Bayramı’nın ilk günüdür.

Zilhiccenin ilk dokuz gününde oruç tutmak sünnettir. Bu oruç zilhicce ayının başından itibaren Arefe Günü de dâhil olmak üzere dokuz gün tutulabilir. Ama bayram günü tutulmaz.

“Resulullah (sav) dört şeyi terk etmezdi: Aşure günü orucu, Zilhicce’nin on günü orucu, her ay üç gün orucu ve sabahın iki rekât sünneti.” 
(bk. Müsned, 45/375; İbn Kayyım el-cevziye, Zadu’l-Meâd 2/62)

“Allah indinde Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi (Sübhanallah), tahmidi (Elhamdülillah), tehlili (La ilahe illallah) ve tekbiri (Allahu ekber) çok söyleyin!” 
(Abd b. Humeyd, Müsned, I/257)

Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu:

“Günlerden hiçbiri yoktur ki onlarda yapılan bir iş Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan işten daha faziletli ve yüce, Allah’a daha sevimli olsun?”

(Tirmizi, Savm: 52; Darimî, Savm: 52)

İbni Abbas r.a’den Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu:

“Başka günlerin hiçbirinde, -zilhiccenin ilk on gününü kastederek- şu günlerde işlenecek amel-i sâlihten, Allah katında, daha sevimli hiçbir amel yoktur.”
– “Allah uğrunda yapılacak cihad da mı üstün değildir Ya Resûlallah?” dediler.
– “Malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin cihadı başka. (O, bundan üstündür)” buyurdu.

( Buhârî, Îdeyn 11. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Savm 61; Tirmizî, Savm 52; İbni Mâce, Sıyâm 39.)

 

Bu hadis Hac ibadetinin yerine getirileceği günlerin içinde bulunduğu zilhicce ayının ilk on günü hakkında vârit olan bu hadîs–i şerîf, başta oruç olmak üzere bu günlerde yapılacak ibadetlerin, senenin diğer günlerinde yapılacak ibadetlerden üstün olduğunu müjdelemektedir. Oruç açısından meseleye bakıldığı zaman ramazan ayının bu “diğer günler'”e dahil olmadığı anlaşılır. Çünkü ramazanda oruç tutmak  farzdır. Ayrıca bu on günün onuncu günü kurban bayramı günüdür (yevmü’n-nahr) . O gün oruç tutulmaz. Bu durumda hadiste söz konusu edilen fazilet, zilhiccenin ilk dokuz gününe yönelik olmaktadır. Kurban bayramı gününün de dahil olduğu teşrik günlerinin fazileti ile ilgili başka değerlendirmeler bulunmaktadır.

Öte yandan hac ibadetini yerine getirmek üzere Mekke’de bulunan müslümanların, zilhiccenin sekiz ve dokuzuncu günleri (terviye ve arefe)  oruç tutmamaları daha uygun bulunmuştur. Çünkü o günler vakfe için Arafat’a çıkma ve orada bulunma yani yolculuk günleridir.  Hacca gitmemiş olanlar arefe günü oruç tutabilirler.

Bu farklılıklar dikkate alınınca, hadisimizin müjdesinin genel anlamda zilhiccenin ilk on gününü kapsadığı sonucuna varılır.

Hadiste mutlak olarak “amel-i sâlih” buyurulmuş olmasına rağmen, Nevevî merhum, hadisi nâfile oruçla ilgili bu bölümde zikretmek suretiyle o umumi ifadeyi, tamamen “oruc”a tahsis etmiş olmasa bile, orucu da ihtiva ettiğini hatırlatmak istemiştir. Aslında  koyduğu başlıkta da  bu ikili durumu ifade etmiş bulunmaktadır.

Zilhiccenin ilk on günü, bilindiği gibi Beytullah’ı ziyaret günleridir. Yani namaz, oruç, sadaka ve hac gibi temel ibadetlerin bir araya geldiği günlerdir. Bu sebeple o günlerde yapılacak farzlar, diğer günlerdeki farzlardan, nâfileler de  diğer günlerde yapılacak nâfilelerden daha değerlidir. Hatta bu on günü, ramazanın son on günü ile mukayese eden bazı âlimler olmuştur. Ali el-Kârî, bu on günün, senenin bütün günlerinden üstün olan  arefe günü dolayısıyla; ramazanın son on gecesinin de senenin bütün gecelerinden faziletli olan Kadir gecesi sebebiyle üstünlük arzettiği görüşünü benimsemiştir. Zilhiccenin ilk on gününün kendi içinde en faziletlisi ise,  hiç kuşkusuz, arefe günüdür.

Ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’de geçen leyâli aşr’in [Fecr sûresi (89), 2] zilhiccenin bu on günü olduğu ifade edilmiştir. Hatta Hac sûresinin 28. âyetindeki eyyâm-ı ma’lûmât ile Bakara sûresinin 203. âyetinde geçen eyyâm–ı ma’dûdât’ı da İbn Abbâs hazretleri zilhiccenin ilk on günü ve eyyâm-ı teşrik (kurban bayramı günleri) olarak yorumlamıştır.

Şuna da işaret edelim ki, İmam Buhârî’nin belirttiğine göre, Abdullah İbni Ömer ve Ebû Hüreyre zilhiccenin on gününde çarşı pazara çıkıp yüksek sesle tekbir alırlar, onları görenler de aynı şekilde  tekbirlerle onlara eşlik ederlerdi.

Bugünlerde yapılacak ibadet ve iyiliklerin cihad ile kıyaslanması ve  şehit olduğu için geri dönmeyen kimsenin cihadı hariç, diğer cihadlardan da faziletli olduğunun bildirilmesi bu günlerin önemini göstermeye yeter.

Gunyet’üt Talibin’ de Zilhicce ayı ile ilgili olarak özetle şu bilgilere yer verilmiştir:

Cenab-ı Hak Zilhicce ayının ON GÜNÜ üzerine yemin etmiş, Peygamberimiz (asm) ise; “Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan ibadetler diğer aylarda yapılan iyi amellerden, Allah (cc) nezdinde daha makbuldür” buyurmuştur.

Zilhicce; Ayların on ikincisi ve savaşmanın haram kılındığı haram ayların (Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Receb) ikincisidir. İçinde Kurban bayramının da bulunduğu Zilhicce ayı, mübarek ayların en mühimleri arasında yer almaktadır.
Ashaptan ibn-i Abbas (ra), Peygamber’den (asm) bu ayla ilgili şu hadisi nakletmektedir:
Peygamber (asm); “Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan ibadetler diğer aylarda yapılan iyi amellerden, Allah (cc)nezdinde daha makbuldür” buyurmuştur.
Zilhicce’nin sekizinci gününe “terviye günü” dokuzuncusuna “Arefe günü”; Kurban bayramı gününe (onuncu güne) “nahr günü”, ondan sonraki üç güne de “teşrik günleri” denilmiştir. “Arefe günü” burada, Kurban bayramından bir önceki gün anlamında değil, Arafat’ta vakfe gününü simgeleyen şer’î bir isimdir.
• Allah (cc) Zilhicce’nin ilk on gününe yemin etmiştir

“Yemin olsun fecr’e (şafak vaktine)! Ve on geceye! Hem çifte ve teke! Ve geçip giderken, geceye! Bunda bir akıl sahibi için (ibret alınacak) bir yemin (bu yemine lâyık hakikatler) vardır, değil mi?” (Fecr, 1-5)

Zilhicce’nin ilk yarısındaki günler, yüce Allah katında değerli günler arasındadır. Fecr Sûresi’nde, “On geceye yemin olsun ki…” (Fecr, 89/2) diye üzerine yemin edilen Zilhicce ayının ilk on günü müminler için müjdeler taşıyan mübarek bir zamandır.


• “Bu on gündeki hayır ve bereketten mahrum kalana yazıklar olsun”

Resulullah (asm):
“Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun.” buyurdu. (Ebu’d Derda)
• Zilhicce’nin bir günü fazilet yönünden bin gün gibidir
“Enes b. Malik (ra) şöyle rivayet etti:
“Zilhicce’nin ilk on günü hakkında, onun her günü fazilet yönünden bin gün gibidir. Arefe günü ise on bin gün gibidir, denildi.” (Beyhaki)
Evzai (ra) şöyle dedi;
Bana; “Zilhicce’nin ilk on gününden birinde yapılan amel, Allah (cc) yolunda gündüzü oruç tutulan ve gecesi nöbet beklenen bir cihada eşittir. Ancak bir kişinin cennetlik olduğu müjdelenmesi hariç” buyurduğu nakledildi. (Beyhaki)
• Zilhicce ayındaki, terviye, arefe ve Kurban Bayramı gecelerini ihya edene cennet vacip olur
Muaz b. Cebel (ra) Resulullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu rivayet etti:
“Beş geceyi ihya edene cennet vacip olur. Bunlar: Terviye (Zilhicce ayının sekizinci) gecesi, Arefe gecesi, Kurban Bayramı gecesi, Ramazan Bayramı gecesi ve Şaban’ın on beşinci gecesidir. (Esbehani)
• Zilhicce ayında peygamberlere gelen ikramlar
Zilhicce ayının ilk on gününde peygamberlere Yüce Allah’tan nice ikramlar gelmiştir. Bu manada gelen birçok haberler vardır.
İbn Abbas’ın (ra) rivayetine göre:
• Zilhicce ayının on günü içinde, Allah (cc) Âdem’e (as) tövbeyi nasip etti. O’na tövbe, Arefe günü nasip oldu. O gün Âdem (as) günahını itiraf edip tövbe edince, Allah (cc) da onun tövbesini kabul buyurdu.
• Yine bu on günlerde İbrahim (as) Halil olmuştur. Malını misafirlere bolca çıkardı. Kendini ateşe attı. Oğlunu kurban etti. Kalbini Rahman Allah’a verdi. İbrahim (as) dışında tam manası ile tevekkül, başkasına nasip olmamıştır. Kâbe-i Muazzama’yı İbrahim (as) yine bu günlerde yapmaya başlamıştır.
• Bu on günlerde Cenab-ı Hak Musa Peygamber’e (as) zatı ile münacat nasip eyledi.
• Davud’a (as) mağfiret bu on günler içinde geldi.
• Mübahat gecesi dahi, yine bu on günler içindedir. Denilmiştir ki: Kur’ân-ı Kerim’in ilk inişi Kurban Bayramı sabahına rastlar. O sırada, Resulullah (asm) Efendimiz namazgâha çıkmak üzere idi.
• Rıdvan Biat’ı dahi bu on günler içinde olmuştu. Cenab-ı Hak, bu manada şöyle buyurdu:
“Ağacın altında seninle biat ettikleri zaman…” (Fetih, 18)
Ki bu ağaç sakız ağacı idi… ve bu biat Hudeybiye’de oldu… O gün Resulullah Efendimiz’le (asm)biat eden ashabın sayısı bin dört yüz kadardı ve hepsi erkekti…
Allah (cc) O’ndan (asm) ve bütün ashaptan razı olsun…
Yararlanılan kaynaklar: İmam Nevevi El Ezkar ,İbni Kayyım El Cevziyye / Zadul Mead Fi Hedyil İbad; Abdulkadir Geylani / Gunyet’üt Talibin

 

Bir Yorum Yazın

    • Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?