Sarin gazı saldırısının yıldönümünde Han Şeyhun halkının acısı halen taze

fetih medya
Fetih Medya
Fetih Medya Haber Merkezi
⌚Haberin Tarihi: 3 Nisan 2018 | 17 Recep 1439 Salı 02:58

Önümüzdeki çarşamba, Abdulhamid el-’un ikinci yıl dönümü.. Ancak bir yıl önce Han Şeyhun’a düzenlenen kimyasal saldırıda eşive 2 çocuğunun yanı sıra ailesinden 16 kişi ölen Yusuf yıldönümünü boş evinde ve sadece acı veren anılarla birlikte geçirecek…

İdlin’in kuzeybatısındaki Han Şeyhun’a yönelik düzenlenen kimyasal saldırıda 30’u çocuk 80’den fazla kişi ölmüştü. BM müfettişlerinin rejim güçlerinin arkasında olduğuna dair kanıtları olduğunu iddia ettiği 8 yıl süren Suriye savaşının en kanlı sahnesinin yaşanmasına neden oldu.

29 yaşındaki Yusuf hislerini, “Vücudumun, ruhumun ve hayatımın parçalarını kaybettim. Onları kaybettikten sonra yaşam duygusunu hissetmiyorum” diyerek tarif etti.

Genç adamın eşi Dalal, 11 aylık kızı Ayat ve oğlu Ahmed’in yanı sıra kardeşi, yeğenleri ve kuzenleri de bu saldırıda öldü.

Saldırının ardından Yusuf’un ölen çocularını taşıdığı fotoğrafı dünya medyasında büyük yankı uyandırdı. Bu büyük yıkımla dehşete kapılan baba, ailesinin mezarını sürekli olarak ziyaret ediyor. Mezarı saran otları ve dikenleri temizliyor. Mezarı başında oturuyor ve daha sonra hüzün ve sessizlikle kaplı evine dönüyor.

Yusuf yaşadıklarına dair yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Resimlerine halen bakamıyorum. Özellikle acı dolu bu yıldönümünde. Hatırladığım ilk şey saldırıdan 2 gün önce yaptıklarımız. Evlilik yıldönümümüzü katliamdan önceki gün kutlamıştık. Eşim, düğünümüzü yaptığımız salonda şehit oldu.”

Geçmiş günlere dönen Yusuf göz yaşlarına hakim olamayarak “Bu suçlular olduğu sürece asla yeni bir hayata başlamayacağım. Uluslararası toplumdan istediğim Esed’in hesabını kesmekte daha hızlı olmaları” dedi.

Han Şeyhun saldırısından 2 gün sonra rejim ve müttefiki Rusya sorumluluğu kabul etmediklerini duyurdu. ABD güçleri, ülkenin merkezindeki Suriye ordusuna bağlı onlarca askeri üsse hava saldırısı düzenledi.

Han Şeyhun saldırısından sonra muhalif , yerde yatan cesetlerin fotoğraflarını yayınladı.

29 Haziran’da Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) sorumluluğu herhangi bir tarafa yüklemeden bölgede kimyasal kullanıldığını doğruladı.

Birleşmiş Milletler (BM) ve OPCW Ortak Komisyonu’nun uzmanları 26 Ekim’de Suriye rejiminin saldırıdan sorumlu olduğunu açıkladı. ise suçlamayı kabul etmedi.

Ahmed el-Yusuf da saldırıda annesinin babasının yanı sıra yaşları 5 ve 10 olan erkek kardeşleri Muhammed ve Ömer’i kaybetti.

20 yaşındaki genç adam saldırılar sırasında yaşadıklarını halen unutamadığı belirterek şunları söyledi:

“Annem namaz için beni uyandırdı. Sonra da işe gitmek için evden ayrıldım. Annem bana ‘’a emanet ol demişti. Çok geçmeden geri döndüm. Onları görmek için geri döndüm fakat çok geçti. Olanları unutamıyorum. Her yer bir anda cehenneme döndü. Bugün ailemi kaybettiğim gün. Hayatımın değiştiği, hiçbir desteğimin olmadığı gün. Yalnız kaldım. Eve geldiğimde onları görüyorum. Evden çıktığımda onlarla vedalaşıyorum. Her zaman aklımdalar.”

Ahmed gibi 24 yaşındaki Muhammed el-Cevher’in de ailesi aynı saldırılarda öldü. İdlib Üniversitesi’nde öğrenci olan Cevher, “Hayata tutunmak için hiçbir nedenim yok. İnsan zihni annesinin, babasının, akrabalarının, komşularının bir anda ölümüne dayanamaz” dedi.

Diğerleri gibi Cevher de Esed’i yargılamak ve cezalandırmak için söz veren uluslararası toplumu suçladı. Cevher, “Bu ülke için çok şehit verdik. Bu savaş onlar sayesinde bitecek” ifadesini kullandı.

Çatışmaların başladığı 2011’in mart ayından bu yana, özellikle de Doğu ’da yüzlerce kişinin öldüğü 2013 saldırısından sonra rejim kuvvetleri birçok defa kimyasal silah kullanmakla suçlandı. Bu durum ayrılıkçı birlikleri anlaşmadan ayrılmaya yöneltti. Washington ve yönetimleri kimyasal silah kullanımının kesin olarak kanıtlanması durumunda Şam’ı yaptırım uygulamakla tehdit etti.


Kaynak: Şark-ul Evsat

Gereksizse Sil

Bir Yorum Yazın