İran’a yaptırımlar ve muhtemel etkileri

fetih medya
Fetih Medya
Fetih Medya Haber Merkezi
⌚Haberin Tarihi: 6 Kasım 2018 | 28 Safer 1440 Salı 21:32

İran Ulusal Petrol Şirketi ve iştiraklerinin uluslararası faaliyetleri kısıtlayacak yaptırımlarla, büyük ölçüde petrol ihracatına dayanan ülke ekonomisinin can damarını kesmeyi hedefleyen ABD yönetimi, yabancı finansal kuruluşların İran Merkez Bankası ve İranlı diğer bankalarla işlem yapmasını da yaptırımlara tabi hale getirdi.

Ayrıca, bankalar arasındaki uluslararası fon transferlerini düzenleyen SWIFT (Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication) sisteminin, ambargo uygulanan tüm İranlı finans kuruluşlara kapatılmaması halinde ABD’nin yaptırımlarına maruz kalacağı bildirildi.

Hayata geçen ikinci yaptırım paketi çerçevesinde ülkenin liman işletmecileri, tersaneleri ve deniz taşımacılığı sektörü ambargo kapsamına alınırken, İran İslam Cumhuriyeti Gemicilik Şirketi (IRISL), İran Güney Gemicilik Şirketi ve iştirakleri ABD ’nın kara listesine eklendi.

İRAN YAPTIIMLARI VE BÖLGESEL HAREKETLİLİK

Habertürk’ten Çetiner Çetin’in haber-analizine göre, İran, yeni süreçte ABD’nin en büyük hedefi konumunda… ABD Başkanı Donald Trump, şimdi İran’a karşı uygulanan yaptırımları bir kez daha sertleştiriyor. Avrupalılar, İran ile olan önemli bir nükleer anlaşmanın nasıl bozulduğunu hiçbir şey yapmadan izlemek zorunda mı? Türkiye bu süreçten nasıl etkilenecek… AB üyesi ülkeler ABD yatırımlarını Special Purpose Vehicle-SPV sistemi ile aşabilecekler mi ? ABD, İran sınır hattındaki muhalifleri silahlandırarak bir ekonomik ve siyasi baskıların ardından iç savaşa mı zemin hazırlıyor?

ABD, yaptırımlarla İran’a baskıyı en üst düzeye çıkarmak istiyor. İran ekonomisine vurulan darbe, ABD’nin kendisinin, Almanya, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve AB’nin 2015’te İslam Cumhuriyeti ile yaptığı-nükleer anlaşmadan çekilmesinin bir sonucu olduğunu görüyoruz. ABD’nin bu tartışmalı adımlarının beraberinde bir çok perde arkası hamleyi getireceği şimdiden görülüyor. Amerikalıların son derece tartışmalı adımına ilişkin en önemli sorular şu şekilde:

TRUMP YAPTIRIMLARLA NEYİ HEDEFLİYOR ?

Washington, özellikle işlerin dış politika şahinleri olan Güvenlik Danışmanı John Bolton ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo tarafından devralınmasının ardından İran’ın aklını başına toplaması gerektiğine inanıyor. Tahran’dan, füze programından vazgeçmesi ve İsrail’in özel ricası ile Lübnan’da Hizbullah, Gazze Şeridi’nde Hamas’ı desteklemeyi bırakması isteniyor. ABD, İran’dan talep edilecek toplam 12 madde hazırladı. ABD, İsrail’in, uluslararası alanda tartışmalı olan İran’ın nükleer silah programı üzerinde gizlice çalışmaya devam ettiğine ilişkin düşüncelerinde bir değişim olmadığı görülüyor. İran’a ait bir nükleer silah Washington’un kabusu olur. Kuzey Kore’de diplomasi ve diyalog kanalları üzerinden çözüm arayışları hayata geçirilirken, Ortadoğu’yu yeniden tanzimi amaçlayan ABD’nin diplomasi ve diyalog kanallarını kapatması daha büyük çatışmaların habercisi gibi…

ABD, YAPTIRIM PROGRAMINI İSTEDİĞİ GİBİ HAYATA GEÇİREBİLİR Mİ?

ABD’nin, ilk aşamada İran’ın ana petrol alıcılarını bu yaptırımlardan muaf tutması, durumun uygulamada ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Zira bu konuda zaten sert çıkışlar ve Türkiye dahil 12 ülkeden enerji konularında yaptırımlara uyulmayacağı mesajları gelmişti. Altı aylık bir geçiş döneminde Çin, Japonya, Tayvan, Güney Kore, Yunanistan, İtalya ve Türkiye’nin petrol satın almasına izin verilecek. Ama temel beklentinin bu uzatmanın 3 yıl süre ile devam etmesi. ABD’nin baskı aracı ise cezalar. Her kim uygulamaların yürürlüğe girmesinden sonra İran ile ticaret yaparsa ABD ile bundan sonra iş yapamayacak. Özellikle ABD pazarındaki büyük şirketlerin çoğu İran’ınkilerden belirgin derecede daha önemli olduğu için politikanın diktasına boyun eğilecek. Yaptırımların yeniden yürürlüğe girmesinden önce petrol ihracatı günde bir milyon varil düşüş kaydetti. ABD Irak merkezli bir üs kurarak İran ile ticaret yapan şirketler üzerinde çalışma başlatmayı planlıyor. Bunun içinde hazırlıklarını tamamlamış durumda.

MUAFİYET DIŞINDA KALAN İRAN’IN EN ÖNEMLİ TİCARİ PARTNERİ ALMANLAR BU DURUMA NE DİYECEK?

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, kısa süre önce İran’daki Alman şirketlerle ilgili şunu söyledi: “Onlar kaçtılar.”

Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) Başkanı Dr. Eric Schweitzer de “İran ticareti tamamen sona erme tehlikesiyle karşı karşıya.” dedi. İran için ise bu durum ekonomik sıkıntının yanı sıra siyasi sıkıntı anlamına da geliyor. İnsanlar durumdan memnun değil, yoksullaşma tehdidiyle karşı karşıya. Uluslararası Para Fonu, İran’ı duruma karşı yeterince hazırlıklı olmaya çağırdı.

AVRUPA ÜLKELERİNİN TAVRI NASIL ŞEKİLLENİYOR?

Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkeler bir ikileme girmiş durumda. Bir yandan ABD’nin çekildiği İran ile yapılmış nükleer anlaşmayı her koşulda sürdürmek istiyorlar çünkü işe yarıyor. Bağımsız bir BM kuruluşu olan Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA), İran’ın, nükleer anlaşmanın hükümlerine bağlılığını düzenli olarak raporluyor. Öte yandan Avrupalılar, ABD’nin bir noktada haklı olduğunu kabul ediyor ve hatta aynı çizgide hareket ediyor. Avrupalı diplomatlar, nükleer anlaşma metnine duyulan güvenin İran’ın örneğin Yemen’de tehlikeli bir oyun oynamadığı anlamına gelmediğini belirtiyor. Özellikle İsrail, Hamas’ın finansmanı üzerinden Orta Doğu ihtilafını körüklediği iddiasında bulunuyor.

AVRUPALILAR, YAPTIRIMLARA İSTEMEYEREK Mİ EVET DİYOR?

Hayır. AB ülkeleri, en azından İran ile ekonomik ilişkilerin bir kısmını devam ettirmek için şu sıralar hummalı bir şekilde Özel Amaçlı Kurum Special Purpose Vehicle-SPV denilen yapı üzerinde çalışıyor. Özel bankaların tehdit eden ABD cezaları nedeniyle ödeme yapmaya istekli olmadıklarını beyan etmeleri halinde İran ile yapılan ticarette ödeme trafiğinin çözülmesi öngörülüyor. SPV, örneğin takasla yapılacak işlemleri mümkün kılacak. Malların başka mallarla veya hizmet ile ödemesinin yapıldığı ve para akışının olmadığı işler olacak. Ancak diplomatlar, SPV’nin Avrupalı şirketleri ABD yaptırımlarına karşı koruyamayabileceğine dikkat çekiyor. AB üyesi ülkeler kendileri için büyük bir Pazar olarak gördükleri İran ile bu yönde bir ticari ilişki geliştirmek için Türkiye’yi önemli bir aracı lojistik ülke olarak görüyor. SPV planın devreye sokulması halinde Türkiye bölgede önemli bir oyuncu haline gelecek.

TAHRAN YÖNETİMİ SÜRECE NASIL BAKIYOR ?

İran, ABD’nin tutumunu kınıyor ve bütün suçlamaları reddediyor. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, pazartesi günü bir ekonomi savaşından söz etti. Hafta sonundan bu yana İran’da yüz binlerce kişi ABD’ye karşı gösteriler düzenledi. İran’da nispeten ılımlı bir güç olarak kabul edilen Ruhani, Batı’yı, ABD’nin yeni tek tarafçılığına karşı İran ile birlikte işbirliği halinde çalışmaya çağırdı. Büyük soru ise: “Beklendiği gibi olmazsa ne olur?” İran’ın, kendisine vadedilen ekonomik menfaatleri artık görmediği gerekçesiyle anlaşmayı feshetmesi halinde açık bir çatışmanın zemini hazırlanır. Bunun aksine Avrupalılar, Ruhani gibi ılımlı politikacıların, köktendinci din adamlarının lehine yaptırımlarla zemin kaybedebileceğinden korkuyor.

ABD’NİN BAŞKA NE TÜR HAZIRLIKLARI VAR?

Trump , oldukça açık bir şekilde İran’daki şartları değiştirme amacını izliyor. En fazla alaşağı edilen şey sahne arkasında olsa da ABD, İran muhalif güçlerinin desteklenmesini açık bir şekilde savunuyor. Hatta öyle ki, ABD geçtiğimiz Haziran ayında İran’a karşı harekete geçirmeyi planladığı 7 opozisyonu ABD’de bir araya getirdi. Silahlı grupların hareket alanını kurgulamak üzere Kandil yakınlarında kurduğu Harir Hava üssünü merkez üs haline dönüştürdü. Şimdilerde açık gözle görülmese de terör örgütü El Kaide’ye yakın bazı grupların ABD istihbaratı aracılığı ile Halepçe hattından güneye doğru kaydırdığı ifade ediliyor. Hatta ABD’nin bu grupları Kandil bölgesine taşıma isteğine terör örgütü PKK’nın İran yanlısı kanadının “Türkiye ve İran ortak operasyon ile bölgeye gelebilir” tartışması ile karşı çıkması üzerine ABD’nin terör örgütü ile belli konularda mesafeli kaldığı iddia ediliyor. Ancak radikal gruplar sınır hattına taşınmış vaziyette.

TAHRAN ABD’NİN HAREKETLİLİĞİNİ NASIL OKUYOR?

ABD, ekonomik ve siyasi baskının yanı sıra sınırı hattında muhalif grupları silahlandırırken İran’ın da Irak, Suriye ve Lübnan sınırları içinde hareketliliği gözleniyor. Zira sahadan gelen bilgiler İran’ın Suriye sahasındaki 18 bin silahlı Hizbullah gücünü yeniden Lübnan’a çekeceği yönünde… Diğer taraftan İran’ın paramiliter güçlerinin tepesindeki ordusu komutanı Kasım Süleymani’nin 3 ay aradan sonra bir kez daha Suriye sahasına indiği kaydediliyor. Irak, Suriye ve Lübnan’da 280 bin silahlı paramiliter gücü koordine eden Süleymani’nin ABD’nin silahlı bir baskı oluşturması halinde Suriye üzerinden ve Yemen üzerinden ABD’ye baskı kurmaya hazırlandığı ifade ediliyor. Fars geleneğinin icat ettiği Satranç oyunu sahada tarafların hareketliliğini gösteriyor. İran için şimdilerde en önemli beklenti Türkiye’nin gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden dolayı baskıları ile Suudi yönetiminin ABD tarafından dışlanması ve buna bağlı olarak ABD’nin Ortadoğu’da operasyonlardaki mali gücünün zayıflaması. Danimarka Emniyet İstihbarat Servisi (PET) geçtiğimiz hafta salı günü düzenlediği bir basın toplantısında, İran İstihbarat Servisinin Danimarka’da ikamet eden İranlı muhalif şahıslara yönelik bir saldırı planladığını açıkladı. Aslında bu özetle bundan böyle AB üyesi ülkelerde sıklıkla rastlayacağımız haber türlerinden biri olacak gibi.

İLK YAPTIRIM PAKETİ 7 AĞUSTOS’TA YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

, selefi Barack Obama tarafından 2015 yılında İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya ve Çin ile birlikte imzalanan nükleer anlaşmadan, ülkesini 8 Mayıs’ta çekmişti. Bu kararın ardından Washington yönetimi, İran’a yönelik ilk yaptırım paketini 7 Ağustos’ta yürürlüğe koymuştu.

İlk yaptırım paketi, İran’ın ABD dolarına erişimini, devlet tahvili satmasını, altın ve diğer değerli madenler ile çelik, alüminyum ve kömür gibi metallerle ticaret yapmasını ve yolcu uçağı ya da parçalarını ithal etmesini yaptırımlara tabi hale getirmişti.

TRUMP: EN GÜÇLÜ YAPTIRIMLARI GETİRDİK

İran yaptırımlarına ilişkin açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, yaptırımların bütünü ile İran’ın petrol ihracatı konusunu birbirinden ayrı değerlendirdiğine işaret etti.

İran’a karşı çok güçlü ve sert bir pozisyon aldıklarını belirten Trump, “(İran’a yönelik) Bugüne kadarki en güçlü yaptırımları getirdik fakat petrol konusunda biraz yavaş gitmek istiyoruz, dünyada petrol fiyatlarının yükselmesini istemem.” ifadesini kullandı.

Petrol fiyatları konusunda ABD’nin temkinli bir izleyeceği sinyalini veren Trump, “Bunun İran ile bir ilgisi yok, İran’ın petrolünü (ihracatını) hemen sıfıra indirebilirim ancak o zaman piyasalarda bir şoka neden olur. Petrol fiyatlarının yükselmesini istemem.” değerlendirmesini yaptı.

RUHANİ: YAPTIRIMLARI KIRACAĞIZ!

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, “ABD’nin ülkemizdeki enerji ve dövizlere uyguladığı yaptırımları kıracağız ve petrolümüzü satmaya devam edeceğiz” dedi. Ruhani, “ABD, İran petrolünün fiyatını sıfıra indirmek istedi. Ancak biz petrolümüzü satmaya devam edeceğiz” diyerek ambargonun delineceğini tekrarladı.

Binlerce İranlı düzenledikleri gösterilerde ‘Amerika’ya ölüm’ sloganları attı. ABD’nin Tahran Büyükelçiliği’ne yönelik baskınının 39’uncu yılı nedeniyle düzenlenen gösteride Trump’ın kuklasını meydanda taşıyan göstericiler Washington, Tel Aviv ve Riyad yönetimleri aleyhinde sloganlar attı.

İSRAİL’DEN TRUMP’A TEŞEKKÜR

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkesinin İran’a yönelik yaptırımları konusunda “cesur bir karar” aldığını söyledi.

ABD’nin İran’a yönelik ikinci yaptırım paketinin devreye girmesi sebebiyle “ bir gün olduğunu” söyleyen Netanyahu, “ABD Başkanı Trump’a bu cesur ve önemli kararından dolayı bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bu kararın, istikrar ve barışın yanı sıra güvenliğe de katkı sağlayacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman, İran’a karşı uygulamaya giren yaptırımlardan dolayı ABD Başkanı Donald Trump’a teşekkür etti.

Liberman, Twitter hesabından yayınladığı mesajda, bugün itibariyle uygulamaya başlanan ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının ikinci bölümüne dair değerlendirmelerde bulundu.

Başkan Trump’ın İran’a yönelik aldığı yaptırım kararını “cesurca” olarak niteleyen Liberman, “Ortadoğu’nun bu kararı beklediğini” ileri sürdü. Liberman ayrıca İran’a uygulanmaya başlanan yaptırımdan dolayı Trump’a teşekkür ederek, “ABD tek bir hareketle İran’ın Suriye, Lübnan, Gazze, Irak ve Yemen’e yerleşmesine büyük darbe vurdu. Başkan Trump yine yaptın.” ifadelerini kullandı.

AB, YAPTIRIMLARI ONAYLAMIYOR

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomik ve Mali İşlerden Sorumlu Üyesi Pierre Moscovici, ABD’nin İran’a tekrar yaptırım uygulama kararını onaylamadığını söyledi. Moscovici, “Avrupa Birliği, ABD’nin İran’a tekrar yaptırım uygulamasını onaylamıyor.” ifadesini kullandı.

BOLTON TEHDİT ETTİ: DAHA FAZLASINI UYGULAYACAĞIZ

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton,devreye giren İran’a yönelik ikinci yaptırım paketini, “İran’a şu anda uyguladığımız yaptırımlardan daha fazlasını uygulayacağız. Eski Başkan Barack Obama döneminde getirilen yaptırım seviyesiyle sınırlı kalmayacağız.” sözleriyle değerlendirdi.

TÜRKİYE, YAPTIRIMLARDAN MUAF

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran’a uygulanacak ikinci yaptırım paketinde petrol ithalatına ilişkin Türkiye’nin de dahil olduğu 8 ülkeye geçici muafiyet tanınacağını açıkladı.

Pompeo Açıklamasında, Çin, Hindistan, İtalya, Yunanistan, Japonya, Güney Kore, Tayvan ve Türkiye’ye İran yaptırımlarına ilişkin muafiyet tanıyacaklarını belirten Pompeo, “Bu ülkelerin her biri son altı ayda İran’la ticaretini büyük ölçüde azalttı, hatta ikisi İran’dan ürün alımını tamamen bitirdi.” ifadesini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, basın toplantısının ardından İran yaptırımlarına ilişkin Twitter’da Arapça açıklama yaptı. Pompeo yaptığı açıklamada, “ABD, İran halkıyla içinde. Yaklaşık 40 yıllık kötü ekonomik yönetim ve yolsuzluğun acısını en çok İran halkı çekmiştir. İran rejiminin söylediklerinin aksine, yaptırımlar gıda, tarım, ilaç ve tıbbi ekipman satın almayı kapsamıyor” dedi.

SWIFT, İRAN YAPTIRIMLARINA UYACAK

Dünya çapında bankalar arasında elektronik fon transferi sağlayan SWIFT (Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication), ABD’nin yaptırımlarına uyacağını ve bazı İran bankalarının sisteme erişimini askıya aldığını duyurdu.

Merkezi ’da bulunan SWIFT, yazılı açıklama yaptı. SWIFT’in, küresel finans sisteminde tarafsız bir hizmet sağlayıcı olduğu belirtilen açıklamada, “SWIFT, bazı İran bankalarının sisteme erişimini askıya aldı.” ifadesi kullanıldı. Açıklamada, söz konusu uygulamaya, küresel finansal sistemin istikrar ve bütünlüğü için gidildiği kaydedildi.

ABD, İRAN’A YÖNELİK YENİ AMBARGO LİSTESİNİ YAYIMLADI

ABD Hazine Bakanlığı, İran yaptırımlarının ikinci paketi kapsamında ambargo uygulanacak 700’ü aşkın kişi, kurum, uçak ve geminin isimlerini yayımladı.

Hazine Bakanlığının sitesinde yayımlanan listede, 300’den fazla İran vatandaşı, enerji taşımacılık sektörlerinde faaliyet gösteren 100’den fazla kurum ve 200’ün üstünde gemi, 50’si İranlı bankalar olmak üzere 70 finans kuruluşu, İran Havayolları ve 67 uçağı da yer aldı.

Yaptırım uygulanacak bankalar arasında İran İhracat Kalkınma Bankası, Bank Melli, Arian Bank, Future Bank, Ghavamin Bank, Bank Sepah, Endüstri ve Maden Bankası, Post Bank, Bank Tejarat, Ayendah Bank, Europaisch-Iranische Handelsbank AG ve Day Bank öne çıktı. ABD Hazinesi, bu bankaların yurt içi ve yurt dışı iştiraklerini de yaptırım kapsamına aldı.

İran Ulusal Petrol Şirketi’nin de eklendiği listede, kuruluşun İran dışında faaliyet gösteren onlarca iştirakinin de yaptırımlara tabi tutulacağı görüldü.

İran İslam Cumhuriyeti Gemicilik Şirketi (IRISL), İran Ulusal Tanker Şirketi (NITC) ve kontrol ettikleri 211 gemi ve ilişkili oldukları 65 özel ve tüzel kişiye de ambargo uygulanacağı bildirildi. Valfair, Hafez Darya Arya, Safiran Payam Darya isimli taşımacılık şirketleri de IRISL ve NITC’nin iştirakleri oldukları gerekçesiyle yaptırım listesine alındı.

ÜÇ SİVİL NÜKLEER PROGRAMA İZİN

ABD Dışişleri Bakanlığı, İran’a yönelik yaptırımların ikinci aşamasının da başladığını duyurmasının ardından ülke içinde sivil amaçla kurulan nükleer tesislere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Bakanlık, açıklamasında, İran’ın Arak, Busher ve Fordow kentlerinde bulunan sivil nükleer tesislerin çalışmalarına devam etmesine izin vereceklerini belirtti ve bundaki amacı “şeffaflığı sağlamak ve İran’ın bu tesislerde zenginleştirdiği uranyum stoklarını kontrol altında tutmak” şeklinde nitelendirdi.

Ayrıca İran yönetiminin amaçlar için bu tesislerde geliştirme yapmasının önlenmesine vurgu yapılan açıklamada, “Bu karar bize, yeni ve daha güçlü bir anlaşma yapana kadar, İran’ın nükleer programını kısıtlama ve rejim üzerindeki baskıyı koruma imkanı veriyor.” ifadesi kullanıldı.

İRAN İÇİN KRİTİK EŞİK 1 MİLYON VARİL

Ekim 2018 itibarıyla İran’ın günlük petrol ihracatı 1,7-1,9 milyon bandında gerçekleşti. Muafiyetleri de dikkate aldığımızda kasım ayında petrol ihracatı bir miktar daha gerilese de 1,3-1,5 milyon varil bandında seyredeceği öngörülebilir. İran ekonomisinin derinden sıkıntıya düşürecek miktar 1 milyon varilin altı gibi görünüyor. Eğer satışlar 1 milyon varilin ciddi şekilde altına düşerse İran ekonomisinin uzun dönemde ayakta kalması çok zor.

Gereksizse Sil

Bir Yorum Yazın