Irak’ta DAEŞ sonrası ilk seçim

fetih medya
Fetih Medya
Fetih Medya Haber Merkezi
⌚Haberin Tarihi: 11 Mayıs 2018 | 25 Şaban 1439 Cuma 12:05

DAEŞ’in olarak bittiğinin duyurulduğu savaş yorgunu Irak, ABD işgalinden sonra 5. kez gerçekleştirilecek yarınki genel seçimlere ekonomik kriz, evine dönemeyen binlerce sığınmacı, siyasi kutuplaşma ve sorununun gölgesinde giriyor.

Nuri el- Maliki’nin 2014’e kadar süren 8 yıllık iktidarı dönemindeki yolsuzluklar nedeniyle hazinesinin neredeyse sıfırlanması ve dünya ham petrol fiyatlarındaki düşüş ülkede ciddi bir ekonomik krize neden olurken, DAEŞ’le savaş da geride alt yapı tahribatı ve sığınmacı sorunu ile boğuşan istikrarsız bir Irak bıraktı.

Elektrik ve su gibi en temel hizmetlerin dahi kesintisiz şekilde sunulamadığı, siyasi ve güvenlik alanında istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Irak’ta, 12 Mayıs seçimleri sonrası nasıl bir siyasi tablonun ortaya çıkacağı merak ediliyor. 2003 sonrası bir türlü gerçekleştirilemeyen siyasi birlikteliğin bu seçimlerde de sağlanamamış olması sonrası tabloya ilişkin kaygıları daha da artırıyor.

Irak’taki seçim yarışına 143 siyasi partinin oluşturduğu 27 koalisyon katılacak.

Şiiler, mayıs sonrası mecliste çoğunluğu elde etmeyi planlasa da seçimlere birlikte değil, kendi aralarında birden fazla gruba bölünerek oluşturdukları koalisyonlarla girecek. Halihazırdaki 328 sandalyeli meclisin 183 milletvekiliyle en büyük grubunu teşkil eden Şiiler, (Ulusal Koalisyon), mayıs sonrası oluşturulacak mecliste buna benzer bir koalisyon kurmayı amaçlıyor. Seçimlerde ikinci çıkması beklenen İran’ın da desteğini alan Haşdi Şabi’nin Fetih Koalisyonu ile Maliki’nin Kanun Devleti Koalisyonu, bir Şii koalisyonu kurmak istediğini saklamıyor.

Maliki, son dönemde yaptığı açıklamalarda mayıs sonrası için siyasi çoğunluk (Şii) hükümetine sık sık vurgu yapıyor. Ancak Maliki’nin arasının bozuk olduğu Haşdi Şabi ile de pek yakınlık içerisine girmeyen Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr’ın Şii çoğunluk koalisyonunun oluşturulmasına sıcak bakmadığı biliniyor. Sadr, sürekli “mezhepler üstü ve teknokrat hükümet” söylemleriyle Maliki’nin yaklaşımına karşı çıktığı mesajını veriyor. Sadr, Haşdi Şabi’nin adını kullanarak siyasi rant elde edilmesinin doğru olmadığını hatta bunun “haram” olacağı açıklamasını da yapmıştı.

Haydar el-İbadi’ye yakın çevrelerden edinilen bilgiye göre, seçimlere ayrı koalisyonların başında girecek olan İbadi ve Maliki, seçim sonrası gerçekleştirilecek bir hamleyle mecliste birleşecek. İki liderin bu konuda yazılı metne imza attığı belgesi de basına sızmıştı. İbadi, konuyla ilgili soruya, seçim öncesi hiçbir ittifak hamlesinde bulunmadığını bunun da doğru olmayacağını savunmuştu.

İbadi’nin ikinci dönem koltuğa oturması ihtimali ve İran’a yakın Amiri riski

Irak’ın 2003 sonrası gerek DAEŞ’le mücadele gerekse Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin bağımsızlık referandumunu akamete uğratarak, ve tartışmalı bölgelerin denetimini Bağdat’ın kontrolüne geçirmede katkısı olan Haydar İbadi, ikinci dönem başbakanlık koltuğuna oturacak en güçlü adaylar arasında bulunuyor. Ancak milis gücü Haşdi Şabi’nin, İbadi’nin bir dönem daha başbakanlık koltuğuna oturmasına sıcak bakmadığı biliniyor. Haşdi Şabi liderleri, başbakan adaylarının İran’a yakınlığıyla bilinen ve 8 yıl süren İran-Irak savaşında İran’ın yanında askeri olarak yer alan Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri’nin olduğunu söylüyor.

İlgilinizi Çekebilir:  Türk enerji gemisi Sudan'da elektrik üretimine başladı

İran Lideri Ali Hamaney kanadına yakın Amiri’nin son dönemde Bağdat’ta ABD ve İngiltere Büyükelçiliği ile de sıkı bir temas içerisinde bulunduğu, bunun da mayıs sonrası başbakanlık koltuğu ve hükümeti kurma pazarlığı temelinde şekillendiği ifade ediliyor. Nitekim en son ABD merkezli bir gazeteye verdiği demecinde Amiri, seçimler sonrası ABD ile temasa geçeceğini bildirdi.

Maliki’nin de kendi partisinden olmasına rağmen ciddi görüş ayrılıkları bulunan İbadi’ye karşı Amiri’yi desteklemesi bekleniyor. Amiri’ye Necef’teki dini merci Ayetullah Ali es-Sistani’nin en azından şu ana kadar ciddi bir karşı çıkışının olmadığı da dillendiriliyor. Irak’ta özellikle Başbakanlık koltuğuna oturacak kişi üzerinde ABD-İran uzlaşmasının yanı sıra güçlü bir Necef (Sistani) onayının da gerekli olduğu biliniyor. Nitekim Sistani’nin, seçim koalisyonunun adını “Zafer” koyarak, DAEŞ’e karşı elde edilen zaferi kişiselleştirerek siyasileştiren İbadi’ye kızdığı bilgileri de sızmıştı. Birkaç defa Necef’e gidip Sistani ile görüşmek isteyen İbadi’nin merci tarafından kabul edilmediği ileri sürülüyor.

Irak’ta 12 Mayıs seçimlerinden ilk sırada çıkması beklenen İbadi’nin, Mukteda es-Sadr ve Ammar el-Hekim ile İyad Allavi ve Usame en-Nuceyfi’nin desteğini alarak hükümet kuracağı senaryosu da konuşuluyor. İbadi’nin, buna KDP ve KYB’ye karşı açan eski KYB’li ve deneyimli Kürt siyasetçi Berham Salih ve Yeni Nesil Hareketi’ni de dahil edebileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ancak Şii milislerin yer almadığı bir hükümetin başta güvenlik olmak üzere ciddi sorunlarla boğuşma riskinin olacağı ve ömrünün uzun sürmeyeceği uzak görülmüyor.

Türkmenler kazançlı çıkma hedefinde

Türkmenler ise, en çok nüfusu barındırdıkları Kerkük’te siyasi birliği sağlamayı başardı. Kerkük’te Türkmenler, Irak Türkmen Cephesi (ITC) şemsiyesi altında birçok siyasi partiden oluşan bir ittifak oluşturdu. Türkmenler Kerkük dışında , Salahaddin ve Diyala’da da seçimlere oluşturdukları koalisyonlarla katılacak. ITC, Erbil’de de gösterdiği 1 adayla seçim yarışında yer alacak. Türkmenler Erbil’de İbadi koalisyonuyla da seçime katılacak.

Irak’ta seçim öncesi ve gününde bazı saldırıların yaşanacağı tehlikesi söz konusu. Özellikle Kerkük ve güneyi ile Salahaddin, Enbar ve Musul’da son dönemde sık sık saldırılar yaşanmaya başlandı. DAEŞ, seçim merkezlerini hedef alacakları tehdidinde bulunmuştu. Bunun hem sandığa gidecek seçmenleri yıldırmayı hem de seçim sonuçlarını etkileyebileceği riski üzerinde duruluyor.

37 milyon nüfuslu Irak’ta aralarında 36 bini tutuklu olmak üzere 24 milyon civarında seçmen oy kullanma yetkisine sahip.

Bu seçimlerde, 320 ve oluşumu temsil eden 7 bin 376 aday yarışıyor. Söz konusu adayların sadece yüzde 20’sinin ilk defa bu yarışa girdiği biliniyor. Geri kalan adayların yıllardır siyaset yaptığı bilinirken, bunların çoğunun hizmet alanındaki ve siyasetteki başarısızlığının vatandaşlarda umutsuzluk yarattığı kaydediliyor.

Gereksizse Sil

Bir Yorum Yazın