Hüda-Par Başkan Yardımcısı Sait Şahin’in Halep pişkinliği

Yazar: Selahaddin Dağıstan - Yazının Tarihi: 15 Aralık 2016 | 16 Rebiülevvel 1438 Perşembe 18:13

Halep savaşı, maskeleri düşüren bir olmaya devam ediyor. Sadece İran’ın değil, İrancıların da maskesini düşüren Rabbimize hamd olsun.

Hüda Par’ın kitlesi bizlerle beraber ’de katledilen halk için üzülüyor, bizler gibi onları katledenlere lanet okuyor, biliyorum. Fakat Hüda Par’ın en üst kadroları tamamen başka bir safta bulunuyor. Sait Şahin bir kez daha Halep konusunda yazdı, bir kez daha içindeki zehri döktü. Kelimelerim ağır biliyorum ama ehli dünya sanatçıların bile Halep için ekranlarda gözyaşı döküp İran’a lanet ettiği şu günlerde hala gözümüzün içine baka baka İran’ı aklamaya çalışanlardan tiksiniyorum!

Nerenin ekmeğini yerseniz oranın kılıcını sallarsınız…

Hüda Par denilen partinin genel başkan yardımcısı ve aynı zamanda partinin Dış İlişkiler Başkanı olan Sait Şahin partileri için üst düzey bir isim, bu nedenle gazeteleri olan Doğru Haber’de yazdıkları partiyi bağlar.

Sait Şahin Suriye’deki zalim ile mazlum arasındaki savaşta “tarafsızız” demiş, savaşan iki taraftan birinin Rusya adına, birinin de ABD adına savaştığını iddia etmişti. Yeni yazısında da bu iftirasını sürdürüyor. Yazısının ana bölümünü önce okuyun ki Hüda Par’ın derdini daha iyi anlayın. Dikkat edin ABD diyor, Rusya diyor, hatta İsrail ve diyor ama tek kelime İran’dan bahsetmiyor:

“Aynı zamanda Suriye’yi, Halep’i bu hale getiren savaşa, savaşın taraflarına/taraftarlığına ve sonuçlarına  kahroluyorum… İsyan ediyorum. Neden kimi Rusya ile kimi de ABD ile beraber hareket etti!? Savaşın Suriye’de yıkım olacağı bilindiği halde, neden ısrarla savaş denildi!? Emperyalist Rusya ve ABD’nin Suriye’ye yerleşmesine, İslam ümmetinin kalbine oturmasına vesile olan bu savaşta, Müslümanların basiretleri neden kilitlendi, ferasetleri neden köreldi!? Bu savaşın sonuçları neden görülmedi? ABD’nin istediği tablo çıktı ortaya, İsrail’in hayalleri gerçekleşti. Rusya sadece Suriye’deki isteklerine ulaşmadı. Aynı zamanda Suriye üzerinden tekrar dünyada güç sahibi oldu. PKK’ya bu savaş ile alan hâkimiyeti oluşturuldu ve PKK ora üzerinden Türkiye’yi vuruyor. israil ve AB(D)’ye taşeronluk yapıyor.”

(Yazının linki: http://dogruhaber.com.tr/yazar/sait-sahin/6756-kahroluyorum-isyan-ediyorum/ )

Yazının üst kısmını kaile almaya bile gerek yok. Timsah gözyaşları döken Sait Şahin, Halep’te ölenlere üzüldüğünü, yazmak bile istemediğini söylüyor. Ancak âlemlerin Rabbi olan Allah ona yazdırıyor, ta ki maskeler düşsün, İran’ın yaptığı şu günlerde saflarımız net olsun!

Birincisi Suriye’deki kıyam, zalim bir firavuna karşı Ehli Sünnet halkın kıyamıdır. Bu kıyamda mazlumun yanında olmak, İslam dininin bizzat emridir. Sait Şahin ise iki tarafı da suçluyor ve “tarafsız” olduklarını defalarca açıkladı.

Hüda Par başkan yardımcısı Sait Şahin, bir diğer yazısında Suriye’de “tarafsızız” demişti, buyrun okuyun:

Cemil Meriç diyordu ya, ““Zulmün olduğu yerde, tarafsızlık namussuzluktur.”

Şimdi siz Hüda Par nasıl oluyor da Suriye’de tarafsız oluyorsunuz!

İslam dini ise aksine, zalim ile mazlum arasında taraf olmamızı bizi emrediyor, mazlumlar için zalimlere karşı cihadı bizlere emrediyor:

“Size ne oluyor da, Allah yolunda ve “Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?” (Nisa 75)

Zalimin zulmünü engellemek için elimizden geleni yapmak zorundayız. Elimizle düzeltmeye gücümüz yetmiyorsa, en azından dilimizle zalimi teşhir edelim. Ama anlaşılan Sait Şahin kalemini zalim İran ve Hizbullah’ı aklamak için kullanıyor.

Resulullah (sav): “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, İman 78.)

Resulullah (sav)’in buyurduğu gibi ya mazlumların safında zalime karşı duracağız, ya da Allah’ın azabı yakındır: “Nefsimi elinde tutana (Allah)’a yemin ederim ki; ya iyiliği emreder, kötülüğü yasaklarsınız, ya da Allah size katından bir azab gönderir de sonra O’na dua edersiniz, duanıza icabet edilmez!” (Tirmizî, Fiten 9.)

Şimdi zalime karşı mazlumun yanında olmak İslam’ın temel emirlerinden biri olduğu ortada. O zaman Sait Şahin’in yazısına gelelim, Halep’te katliamı yapan kim, zalim kim, mazlum kim? Ehli Sünnet Halep halkı İran, ve Hizbuş-şeytan militanları tarafından kuşatma altında ve her gün bombalıyorlar, doğru mu? ve uçakları hava savunması olmayan bir şehirde sivil yerleşimi hergün bombalıyor, doğru mu? Bu savaşta katledilen halk Ehli Sünnet iken, işkence ve tecavüze uğrayan Ehli Sünnet iken, kim ki bu savaşta mazlum olan Ehli Sünnet tarafıdır demezse, bilsin ki ’daki Hristiyan yardım dernekleri kendisinden daha doğru sözlüdür! Bugün tüm dünya halkları Esed’in ve ortaklarının katliamını kınıyor, buna rağmen Sait Şahin’e sormak gerek, bu savaşta ZALİM kim MAZLUM kim?

Suriye halkı neden kıyam etti? Çünkü artık işkenceden, keyfi hapse atılmaktan, Nusayri zulmünden bıktı da ondan. Peki, Esed neden savaşıyor? Laik diktatörlüğünü korumak için. İşte itiraf edemeseniz de Hizbuş-şeytan ve İran’ın militanları laik bir diktatörlüğü ayakta tutmak için telef oluyor.

İlgilinizi Çekebilir:  Irak Hava Kuvvetlerinden Suriye’de hava saldırısı

Sait Şahin diyor ki, “Bir taraf Rusya adına, bir taraf ABD adına hareket ediyor!” Yalancının Allah belasını versin mi?

Esed’e karşı savaş Muhaliflerin en büyük iki grubu Ahraruş Şam ve Şam’ın Fethi Cephesi. İkisini de defalarca ABD savaş uçakları bombaladı. Şam’ın Fethi Cephesi’nin en az 10 en komutanı sadece son 2 ayda ABD uçakları tarafından nokta atışıyla vuruldu. Google’da ABD’nin Suriye bombardımanı haberlerine baksanız, DAEŞ ile alakası olmayan 100’lerce saldırı yaptıklarını görürsünüz. Ki içlerinde ’dan Ebu Yusuf Kanasi dâhildir. Ebu Yusuf (Ümit Yaşar Toprak) PKK’nın da DAEŞ’in de ölüm listesinde en üstte idi. İki tarafa da ağır darbeler vurmuştu. ABD gemisinin attığı özel füze ile şehid edildi.

Sahada kaile alınmayan, hepsinin toplamı birkaç yüz kişiden oluşan, Fırat Kalkanında arkada beklemekten başka bir iş yapmayan üç beş küçük gruptan başka ABD ile işbirliği yapan hiçbir grup yok. Buna rağmen bir taraf Rus uşağı, bir taraf ABD uşağı demeye getiriyor Sait Şahin. ABD’nin işbirlikçisi arıyorsan Irak’a bakacaksın Sait Şahin, orada İran ile ABD’nin omuz omuza nasıl da Musul’daki halkı bombaladığını göreceksin! Ama bunları yazmadınız, yazamazsınız.

Hüda Par’ın ikiyüzlülüğünü ortaya koymak için biraz da onların diliyle konuşalım. Hüda Par bu ülkede İrancılığın yayılması için gerek Kerbela ilahileri ile, gerek Humeyni’nin kitaplarını Türkçeleştirip basarak kitapları ile elinden geleni yaptı (!) Kerbela olayında da iki taraf Müslüman idi, ama sizler buna rağmen Hüseyin (ra) tarafını tutmuyor musunuz? İlahileriniz ortada. Demek ki iki taraf da Müslüman olsa, zalime karşı mazlumdan yana olmak gerektiğini biliyorsunuz. Fakat aynı meseleyi Suriye’de uygulamıyorsunuz. Ki Suriye’de Esed’in Nusayri ordusuna Müslüman diyorsanız zaten İslam nedir, önce onu anlatmak gerekecek. Nusayrilik dininde –haşa- Ali (ra) ilahtır, Hz. Ali’ye ilah diyenler bir dinin mensupları da elbette Müslüman değildir. Nusayrilik dininin itikadını bilmiyorsanız –ki biliyorsunuz- en düşük seviyedeki bir İmam Hatip Mezhepler Tarihi kitabına bakmanız bile yeterli!

Sait Şahin diyor ki, “Emperyalist Rusya ve ABD’nin Suriye’ye yerleşmesine, İslam ümmetinin kalbine oturmasına vesile olan bu savaşta, Müslümanların basiretleri neden kilitlendi, ferasetleri neden köreldi!?”

Emperyalist Rusya ve ABD’ye sövmek kolay, peki emperyalist İran’dan ne haber? İran şu an , Suriye ve Irak’ı ordularıyla ve kuklalarıyla işgal etmiyor mu? Ayrıca ABD Suriye’de YPG’nin bölgesine, Rusya da Esed’in bölgesine yerleşti. Sait Şahin madem bundan rahatsız, o halde neden YPG ve Esed’i Suriye’den söküp atmak için savaşan Muhalifleri desteklemiyor? Bir yandan Rusya’nın Suriye’ye yerleşmesinden rahatsız oluyorsunuz, öte yandan Rusya’yı Suriye’ye davet eden ve omuz omuza Ruslarla savaşan İran’ı kınamıyorsunuz? Hatta yazınızda tek kelime ile bile bahsetmiyorsunuz! Gerçekler güneş gibi ortada, artık kendi medyanızla kendi gençlerinizi bile uyutamazsınız. Ayrıca ABD’nin İran üzerinden şu an Irak’a yerleştiğini de söylemeyecek kadar tarafsınız! Evet, evet… Aslında sonuna kadar İran’ın tarafındasınız, bu yazınız ile de bunu ispatladınız.

Sait Şahin haklı, birilerinin basiretleri kilitlendi, ferasetleri köreldi ve Allah’ın cehennemine iman etmelerine rağmen mazlumlar ile zalimler karşısında “tarafsız” kaldı! Hayır, tarafsızlık diye bir şey yoktur. Zalim ile mazlum arasında tarafsız olmak, tecavüzcü ile mağdur genç kız arasında tarafsız olmak gibi alçaklıktır.

Soruyorum size ey Hüda Par’ın samimi gençleri, Yasin Börü PKK’lılar tarafından şehid edildiğinde, 6-7 Ekim olayları yaşandığında, bizler tarafsız kaldık mı? Bizler Yasin Börü’yü şehid görüp sizlerle omuz omuza PKK’ya karşı mücadele etmedik mi? PKK’lılar Hüda-Par’lıların evlerini Adana’da, Diyarbakır’da, Mersin’de yakmaya çalıştığında bizler sizlerin safında PKK’lılara karşı olmadık mı? Bizler o gün “PKK ve Hüda-Par’ın ikisinden de uzağız, tarafsızız” deseydik bize ne derdiniz?

PKK’lılar zalim de, 500 bin Müslümanı katleden Esed mi gariban? Marksist PKK gâvur da, Hz. Ali’ye ilah diyen Nusayriler mi Müslüman? Zulüm karşısında susan dilsiz şeytandır diyordunuz, “demokratik” partinizin bu açıklamaları başlı başına bir zulüm değil midir? Neden susuyorsunuz?

Diyeceksiniz ki, neden pişkinlik dedin? Bakın Halep kan ağlarken, tam anlamıyla soykırım yaşanırken, Esed’in elinde olan şehirlerde dev Noel ağaçları hazırlanıyor. Halep ikinci Endülüs olurken bugün evet tam şu saatlerde halk bombalanıyorken bile bir cemaatin en üst düzey adamı gözümüzün içine baka baka Halep halkını ve mücahidlerini ABD adına savaşmakla itham ediyorsa, İsrail’in projesi olduklarını söylüyorsa, işte buna pişkinlik denir, daha ağırı da söylenir ama ben burada duruyorum. Ve bir kez daha maskeleri düşüren Allah’a hamd ediyorum.

Yazan: Selahaddin Dağıstan

Fetih Medya

*Yayınlanan yazılar yazarlarımız sorumluluğu altındadır.