FETÖCÜ hainler birbir hesap veriyor: Hüseyin Çapkın tutuklandı

Fetih Medya
Fetih Medya Haber Merkezi
⌚Haberin Tarihi: 18 Haziran 2017

Terör örgütü FETÖ yapılanmasının ele başlarına yönelik operasyonlar devam ediyor. Paralel yapı ile Vatanı bölme gayretinde olan en son bir çok vatandaşımızı hunharca katleden örgütün devlet içine yuvalanmış mülkiye yapılanması çökertildi. Hain ve katil örgüt FETÖ’nün mülkiye yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında yakalama kararı çıkarılan Hüseyin Çapkın tutuklandı.

TUSKON soruşturması kapsamında tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen, hakkında yakalama kararı çıkarılan ve gözaltına alınan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı da  tutuklandı.

FETÖ’nün mülkiye yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianameyi kabul eden İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nce hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın tutuklandı.  Hüseyin Çapkın düzenlenen bir operasyonla evinde kıskıvrak yakalandı.
Gece yarısı düzenlenen operasyon sonrasında Hüseyin ÇAPKIN avukatları ile birlikte “nezaketen” Polis eşliğinde emniyete giderek teslim olduğu izlenimi verildi. 8 Haziran’da hakkında yakalama kararı çıkarılan Hüseyin Çapkın 10 gündür kaçaktı.

Fetih Medya  Hüseyin Çapkın Bursa’da emniyet Müdürlüğü yaptığı dönemlerde mütedeyyin Müslümanları toplatarak daha mahkemeye bile çıkarılmadan terörist ilan etmiş, işkencelerden geçirtmiş, Amerikan ajanlarına gözaltına aldığı Türk vatandaşlarını sorgulamaları ve işkence yapmaları için teslim etmişti. Amerika’da yaşayan FETÖ’den direk emir alan mülkiye yapılanması içerisinde ele başı olmakla suçlanan Hüseyin Çapkın için 30 yıla kadar 3’er ağırlaştırılmış müebbet olmak üzere hapsi isteniyor.

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na getirilen Çapkın hakkındaki karar yüzüne okundu.

Çapkın, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, FETÖ/PDY’nin mülkiye yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında, aralarında eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın da bulunduğu, 13’ü tutuklu 15 eski vali ve kaymakam hakkında hazırlanan iddianameyi kabul ederek, Çapkın ile eski Denizli Valisi Abdülkadir Demir için tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarmıştı.

Çapkın, Metris Cezaevi’ne konuldu

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) mülkiye yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianameyi kabul eden İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nce hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasının ardından tutuklanan eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, Metris Cezaevi’ne götürüldü.

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda hakkındaki tutuklama kararı yüzüne okunan Çapkın’ın işlemleri tamamlandı.

Çapkın, emniyete ait sivil bir araçla getirildiği Metris Cezaevi’ne konuldu.

Yakalanmasından cezaevine götürülmesi ÇAPKIN’a ayrıcalıklı davranıldığı gözlerden kaçmadı.

Kocagöz itiraz edecek

Eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın avukatı Fahrettin Kocagöz, müvekkilinin tutuklanmasına itiraz edeceklerini açıkladı.

Kocagöz, yaptığı yazılı açıklamada, dosyadaki gizlilik kararına rağmen, bazı basın organlarında müvekkiline atılı suçlamalar ile ilgili çıkan haber ve yazıların gerçeği yansıtmadığını savundu.

“Suçun vasfı gereği tutukluluk halinin üzerine atılı suçla orantılı olmaması sebebiyle” müvekkilinin tahliyesine karar verildiğini belirten Kocagöz, şu iddilarda bulundu:

“Gelinen aşamada iddianame hazırlandı, mahkemeye sunuldu ve aynen kabul edildi. Ancak iddianameye baktığımızda tahliyeden sonra savcılık makamının suç unsuru olarak değerlendirebileceği hiçbir ilave delilin dosyada olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki, HTS kayıtlarında müvekkilimin hiçbir örgüt üyesi ile bağlantısı olmadığı, örgütün finans kaynaklarından herhangi biriyle bağlı olmadığı, çocuklarından herhangi birinin örgütün okullarına ya da dershanesine gitmediği, örgüt ile bağı kurulabilecek hiçbir iş ya da eylemin içerisinde olmadığı ortaya çıkmıştır. Müvekkilimin tahliyesinden sonra dosyaya giren herhangi bir delil olmamasına rağmen, dosyadaki diğer tüm sanıkların üzerine atılı suçlar müvekkilime de yüklenerek hakkında tutuklama talep edilmiş, yüce mahkeme de bu talebi şimdilik uygun görerek kabul etmiştir.”

Çapkın’ın 17-25 Aralık’tan sonra merkeze alındığını ve emekliye sevk edildiğini anımsatan Kocagöz, “Müvekkilimin bu terör örgütü ile irtibatını ortaya koyacak herhangi bir inandırıcı delil olmamasına rağmen müvekkilim hakkında, üzerine atılı suçların mahiyeti gereği tutuklama kararı verilmiş olup tarafımızca hemen itiraz yapılacaktır.” ifadesini kullandı.

Nedir bu  FETÖ/PDY’nin mülkiye yapılanması ?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca FETÖ/PDY’nin mülkiye yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında aralarında eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın da bulunduğu 13’ü tutuklu 15 eski vali ve kaymakam hakkında üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve çeşitli oranlarda hapis istemiyle hazırlanan iddianamede, örgüt mensubu mülki idari amirlerin bulundukları stratejik konum sayesinde kamuyu zarara uğratarak ihaleleri FETÖ bağlantılı firmalara verdikleri belirtildi.

İlgilinizi Çekebilir:  Kaçmayıp gardiyanın hayatını kurtaran mahkumlara ceza indirimi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Önder Yaman koordinesinde Cumhuriyet Savcısı Emine Kocak tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, FETÖ/PDY’nin mülkiye yapılanmasının bazı özelliklerine yer verildi.

İddianamede, şüphelilerin her birinin hayatlarının farklı dönemlerinde FETÖ/PDY militanları ile muhatap oldukları, örgütün öncelikli hedefinin devletin askeriye, adliye ve mülkiye kadrolarına yerleşmek olduğu, kendilerinin de bu amaç doğrultusunda örgütün mülki sistemdeki eleman ihtiyacını karşılamak üzere yetiştirildikleri belirtildi.

“KAYMAKAMLIK ÇALIŞMA EVLERİ OLUŞTURULDU”
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından özel olarak mahrem görev alabilecek düzeyde bağlılığı bulunan üyelere kaymakamlık sınavlarına girmeleri konusunda telkinlerde bulunulduğu, hatta mensupların kaymakamlık sınavlarına hazırlanmaları için “KPSS” ve “Kaymakamlık çalışma evleri” oluşturulduğu aktarılan iddianamede, örgüt mensupları olan öğrencilere kaymakamlık sınavını kazanmaları halinde örgütün bürokrasi içerisindeki bürokrat ve üst düzey yöneticilerinin referans olacağının söylendiği, mülakatı geçip staja başlayan kaymakam adaylarının staj döneminde de yine örgüt tarafından koordine edildiği anlatıldı.

Örgüt üyesi kaymakam adaylarının büyük bir kısmının örgüte ait “KPSS” ve “Kaymakamlık çalışma evleri”nden yetiştiği, bir kısmının ise öncesinde bu örgütle ilişkisi olup bireysel olarak kaymakamlığı kazandıktan sonra iletişime geçildiği kaydedilen iddianamede, kaymakam adaylarının staj döneminde teftiş stajı ve vekalet verilen ilçelerde görevlendirmelerinin örgüt içerisinde sohbet gruplarına göre oluşturulduğu, yurt dışı dil eğitimi gruplarının da aynı şekilde örgüt tarafından düzenlendiği, örgüt üyesi kaymakam adaylarının oluşan gruplarının mesleğe başlamaları sonrasında da devam ettiği belirtildi.

ÖRGÜT ÜYESİ KAYMAKAMLAR PARLATILDI, OLMAYANLAR ENGELLENDİ
İddianamede,FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olan kaymakamların diğer meslek mensupları arasında tanınması ve ön plana çıkartılması, örgüt jargonuyla “parlatılması” amacıyla, adaylık dahil tüm süreçlerde dil eğitimi, master-doktora öğrenimi, yurt dışı gezileri, mesleki ve kişisel bilgi ve görgüyü artırmaya yönelik yurt içi ve dışı programlar düzenlemek suretiyle emsallerine nazaran daha donanımlı hale getirildiği anlatıldı.

Örgüt mensubu olmayan, hedef olarak görülen kaymakamların, haklarında yürütülen idari soruşturmalarla haksız yere birtakım idari cezalar verilmesi ya da davalar açılması suretiyle önemli görevlere gelmelerinin engellendiği, sicillerinin bozularak yükselmelerinin önüne geçildiği belirtilen iddianamede, örgütün, bu eylemlerle, örgüt mensubu olmayanların önünü kestiği ya da örgüt çıkarları doğrultusunda hareket etmeye mecbur kıldığı, FETÖ/PDY mensubu olmanın, mülki idare içerisinde üst düzey görevlere gelebilmek için asli şart haline geldiği, örgüte biat eden ve verilecek her türlü görevi yerine getirmeyi kabul edenlerin mülki yapı içerisinde önemli konumlara gelebildiği vurgulandı.

KAMU ZARARA UĞRATILARAK, İHALELER FETÖ FİRMALARINA VERİLDİ
İddianamede, örgüt mensubu mülki idari amirlerinin bulundukları stratejik konum sayesinde kamu kaynaklarına olan erişimlerini de kullanarak örgüt lehine kamuyu zarar uğrattığı, bu şekilde kamu kaynaklarının, kamu ihalelerinin örgütle bağlantılı firmalara verildiği, kamu arazi tahsislerinin örgütle ilişkili vakıf, dernek veya eğitim kurumlarına bedelsiz devredildiği, kamu hibe, destekleme ve teşviklerinin takibi ve proje kabullerinde örgüt ve firmalarının kayırıldığı belirtildi.

FETÖ/PDY ile ilişkili firmaların rakipleri hakkında adli ve idari işlemler yapılarak piyasanın örgüt firmalarına teslim edilip örgütün gelir kaynağı haline gelmesinin sağlandığı anlatılan iddianamede, örgüt mensubu idari mülki amirlerin görev yaptıkları mahallerde yetkilerini örgüt lehine kötüye kullanarak örgütün stratejisi kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarına örgüt mensubu kişilerin yerleştirilmesini sağladıkları ifade edildi.

.

 

Bir Yorum Yazın

    • Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?