Emani̇’ni̇n kati̇lleri̇ ni̇ye tutuklandı ki̇?

Yazar: Musa Yıldız - Yazının Tarihi: 11 Temmuz 2017 | 17 Şevval 1438 Salı

Arkadaşlar, bu işte bir yanlışlık var.

Emani’nin katilleri niye tutuklandı ki?

Siz hiç, bir devletin koruyucu dinamiklerini sağlamlaştıran fikirleri savunan fertlerin; o devlet tarafından tutuklandığına şahit oldunuz mu?

Devlet yönetiminde,  sistemin ayakta kalması için o sistemi savunabilecek fertlere her daim ihtiyaç vardır. Bu fertler varlığıyla sistemi ayakta tutacak, sahip oldukları ideolojiyi gerek medya aracılığıyla gerekse de eğitim alanlarında ders haline getirerek kabul görmesi için çalışılacaktır. Durum böyleyken bir devletin koruyucu dinamiklerini sağlamlaştıran fikirleri savunan fertlerin; o devlet tarafından tutuklanması ne kadar mantıklı olabilir ki? Evet, mantıklı değil ama geçenlerde böylesi bir durumla karşılaştık.

Son zamanlarda ’lere karşı bazı basın – yayın organları tarafından çirkin karalama kampanyaları başlatılmış, bu karalama kampanyaları 9 aylık hamile olan bir bayan kardeşimizin, iki cani tarafından önce edilip sonra da bebeğiyle beraber kafaları taşla ezilerek katledildi. Yaşanan insanlık dışı bu olaydan sonra bu olayın failleri yakalanıp mahkeme kararı ile tutuklandı.

Şimdi değinmek istediğim noktayı üç madde ile belirtmek istiyorum :

1- Saldırıya uğrayan, başka ırktan olan Suriyeli bir Müslüman.
2- Saldırıyı yapan ırkçı, faşist, sol görüşlü iki Türk.
3- Saldırıyı suç kabul edip buna karşı yazılı norm() uygulayan ise bu ülkenin sistemi olan laik sistem.

Şimdi değinmek istediğim noktayı, daha iyi anladığınızı umuyorum. Bu ülkenin sahipleri, bu ülkenin yönetildiği sistemin sahipleridir. Sistem kime göre işliyorsa, ülkenin geçici veya kalıcı sahipleri onlardır. Bizler sistemin milliyetçilik ilkesi zemininde yükselip bu günlere kadar geldiğini biliyoruz. -Sözde- modern bir sistemin, ilkel olan “ne mutlu türküm diyene” sloganı halen bu ülkenin resmi kurumlarında mevcut. Durum böyleyken, saldırıyı gerçekleştiren caniler kendi sistemlerinin gereğine hizmet ettiler. Evet, hilafet, laik bir sistem ile ortadan kaldırıldığından beri bu ümmet, 100 yıldır başsız bir şekilde, beşeri sistemlerinin altında hilafetin özlemiyle yaşıyor.

Şimdi tekrar soruyorum: Sahi siz, Emani’nin katillerini niye tutukladınız ki?  Bu adamlar sizin köhnemiş sistemiminize göre hareket etmediler mi?

Fikirleri laik sistemle uyuşan bu adamları tutuklamanıza sistemin nankörlüğü mu demeli yoksa batılı batılla kaldırma süreci mi?
Yani laikliği, ile kaldırma süreci mi?

Eğer nankörlük ise bu sizin kendi karakteriniz, batılı batılla kaldırma süreci -laikliği demokrasi ile kaldırmak- ise bu sizi bağlar çünkü biz Müslüman olmamızın gerekliliği ile şeriatı istiyor ve bu uğurda mücadele ediyoruz.. Ölüm bizi buluncaya kadar da bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz.

İlgilinizi Çekebilir:  ⁠⁠⁠⁠⁠"Arakanlı Müslümanlar'a yönelik etnik temizlik durdurulmalı"

Geçmişten günümüze değin laik sistemin ırkçığına şahitlik ettik. Bu zihniyetin sahiplerini çok iyi tanıyoruz çünkü bunu ilk defa yapmıyorlar.

Kemalist rejimin doğu’da uyguladığı pratikleri unutmadık.
Tarih boyunca, Emani gibi birçok bacımız, kızımız bunlar tarafından tecavüze uğrayıp Nehri’ne atılıp katledildi. Üstelik bu pisliği bazen kocalarının gözü önünde yapıyorlardı.

Elindeki çubuğu ile savaş pilotuna işaret ederek sıkar gibi yapan küçük çocuğun, laik sistemin generali tarafından nasıl dağdan aşağıya atıldığını da biliyoruz. Tıpkı başı taş ile ezilen Emani bacımızın yavrusunun katledilmesi gibi.

Biz, alimlerimizi aslanları, bacılarımıza tecavüz edenleri, Allah’ın ayetlerinden biri olan dilimizi yasaklayanları, şapka kanunlarını getirenleri, en önemlisi de hilafeti kaldıranları
unutmadık ve asla unutmayacağız…

Her ırkçı, her milliyetçi potansiyel katil olma adayıdır. Bunu, tarihine şahitlik ettiğimiz sistemin varlığı ile gördük. Şu an geldiğimiz durumda ise böylesi bir tarihi olan sistemin yönetimi altında yaşıyoruz. Beklentimiz, bu sistemlerin şeriatı getirebileceği değildir. Beklentisi bu olanlar hayal kırıklığına uğrayacaktır. İyinin kötüsü diyerek sistemin fertlerine çok müsamaha gösterenler şunu unutmamalıdırlar ki; iyinin kötüsü diyerek aslında ikisinin de kötü olduğu unutuldu.

Netice olarak, bu vahşi olayların yaşanmasının temelinde; yönetimi altında bulunduğumuz köhnemiş sistemlerin varlığının halen devam etmesidir. Sizin bu sistemleriniz hiç bir zaman için toplumsal düzeni sağlamak adına yeterli olmamıştır, olmayacak da. Toplumsal düzeni sağlayabilecek en mükemmel sistem; toplumları yaratan yaratıcının, düzenin sağlanması için bizlere sunduğu sistemidir.
Evet bu sistemin adı: Şeriattır.
İslam’ın toplumsal düzeni olan şeriat can, mal, namus, akıl ve din hürriyetini tesis eder.
Sözün özü şeriatte hayat vardır.

 11.07.2017
Yazan: Musa Yıldız
Fetih Medya

Bir Yorum Yazın

    • Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?