Ebu Muhammed El Makdisi’den hakkındaki karalamaya ilişkin cevap

Fetih Medya
Fetih Medya Haber Merkezi
⌚Haberin Tarihi: 10 Temmuz 2017 | 16 Şevval 1438 Pazartesi

Ürdünlü ilim adamı Şeyh Ebu Muhammed El-Makdisi kendi aleyhinde son zamanlarda çıkan yazılara ilişkin bir tekzip metni yayınladı. Bir önceki açıklamasında Ebu Muhammed El Makdisi, DAEŞ hücrelerine yapılan operasyonlara ilişkin sert ifadeler kullandığı gerekçesi ile eleştirilmişti. Makdisi son yayınladığı yazıda ise bu eleştirilerin yersiz olduğunu belirterek kendinin Devle Cemaatinin(DAEŞ) hamisi ve savunucusu olmadığını bilakis devleden tevbe edip sığınanların gördüğü zulme ilişkin bu yazıyı kaleme aldığını belirtiyor. “Şeyh Ebu Muhammed El-Makdisi’den kendisine atılan i̇ftiralara i̇zahat” başlıklı yazıyı ilginize sunuyoruz:

Hangi sürette olursa olsun müslümanları öldürenleri ve mücahidleri tekfir edenleri savunmamız mümkün değildir. Herkim bizi bununla ittiham ederse o çok yalancı biridir. Bizim davet ettiğimiz şey adalet insaf, zulmün ve tugyanın her türlüsünün terk edilmesidir.

İdlipte ve diğer bölgelerde devle cematinin gizli hücrelerinin olduğunu biliyoruz. Zaten bu hücreler eğer terk edilmiş olsaydılar ancak masum kanları dökmeyi isterlerdi ve ifsat ederlerdi.

Velakin aynı zamanda devletin çekildiği bölgelerde hakiki manada tövbe edenlerinde olduğunu biliyoruz. Devle cemaatinin hataları onlara beyan olmuş ve onları terk etmişlerdir. İşte böylelerinin bir çoğuna zulm edildi. Hatta halen dahi Ahrar’ın ve diğerlerinin hapishanelerinde tutuklu olanlar var. Ve bunlar kendi ülkelerindeki tağutlara teslim edilmekle tehdit edilmekteler.

Heyeti böylesine bir tugyanın içerisine düşmekten, zalim ile mazlumun arasını ayırt edememekten ve onları tağutlara teslim etmekten tenzih ederiz.

Heyetin müdahale etmek zorunda kaldığı bu sıkıntılı dosyayı takdir edebiliyoruz. Zalim ile mazlumun ve gizli hücre ile hakiki manada tövbe edenin arasında ayrım yapmak zordur. Onları Müslümanların ve mücahitlerin kanlarını korumak için tedbir almalarından ve sakınmalarından dolayı özürlü sayıyoruz.

Velakin bizler bununla birlikte emnilerin eli ile sorgusuz sualsiz genellemelerden de sakındırmaktayız. Onların işlediği bazı cürümler bilinmektedir. Hala kendilerini heyete isnat eden şer’ilerinin bazılarının yazıları bazı emnilerin haddi aşmalarına şahittir.

Yine bu hamlelerin husumet ve muhalefet eden herkesten kurtulma hareketine dönüşmesinden sakın. Özellikle bu operasyonların arkasında hakiki aşırılık ile vacip ve meşru olan tekfirin arasını ayıramayan bulanık akideli kişilerin olmasından sakın. Onlar ki laikleri, natoyu ve fırat kalkanını tekfir etmeyi köklerinin kazınmasının vacip olduğunu söyledikleri haricilik olarak görmektedirler.

Heyetten uzaklaşıp hala heyetin bulunduğu mıntıkalarda bulunmaya devam eden heyete muhalif olan kardeşlerimize nasihatimiz kendilerini bu hassas vakitlerde ve dönemlerde onlarla zıtlaşmaktan ve onları rahatsız etmekten uzak tutmalarıdır. Fitneyi def etmek ve müslüman kanını korumak için onlarla zıtlaşmaktan ve sorunların çıkabileceği mekanlardan uzak durun. Mücahitler arasında çıkan her çatışma Allah düşmanlarını güclendirmektedir.

İşte bu bizim defalarca beyan edip açıkladığımızdır. Dileyen bundan sonra bize iftira atabilir. Şüphesizki bizler onlara karşı hücceti ikame ettik.

Mücahidlerin ve hedef gösterilen muhacirlerin kanları hakkında sizleri uyardık ve sizlere nasihatte bulunduk. Herkim bu yazdıklarımızda müslümanların öldürülmesini ya da mücahitlerin kanını hafife aldığımızı iddia ederde şüphesizki o en yalancı kişidir. Allahtan müstehak olduğu şeyi bulacaktır.

Çeviri: Ebu Haris

Fetih Medya – Özel Haber

 

Bir Yorum Yazın

    • Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?