DAEŞ iki Türk Askerini yakarak öldürdü

Fetih Medya
Fetih Medya Haber Merkezi
⌚Haberin Tarihi: 23 Aralık 2016 | 24 Rebiülevvel 1438 Cuma 07:24
Bunlar sanıyor ki insanlar zalimliği bilmiyorlar. Bunlar sanıyorlar ki zalimliği bir tek kendileri becerebiliyorlar. Oysa erdem olan bunu terk etmek. Yani İslam, yani yüce Allah’ın rahmet kanadına sığınmak. İşte bizim savaşımızın çizgileri. Bunu nefsimiz ya da düşmanımıza olan hıncımız değil Allah subhanehu veteala belirliyor. İşte bu yüzden İslam savaşçıları tecavüzcü yahut fırsatçı değildir. Onlar kıl kadar sünnet çizgisinden ayrılmazlar.
( tarafından başarısız suikastlere uğramış (Şehid İnşaallah) Ebu Kannas – Kanasın Babası – Ebu Yusuf et Turki ile videoları hakkında sağlığında yapılmış bir mülahaza )

Türkiye’de Halep ekseninde gelişen olaylar sıcaklığını korurken akşam saatlerinde DAEŞ’e yakın siteler tarafından “Halep” logosuyla infaz görüntüleri yayınlandı. 19 dakikalık görüntülerde DAEŞ’in Muhalifler ve Türk Silahlı Kuvvetleri tanklarına karşı yaptıkları saldırılara yer veriyor. Ayrıca içi doldurulmuş bir pikap’a canlı asker var süsü verilerek çatışmaya giriliyor. Kurguda mürted ve sahve dedikleri muhaliflerin cansız bedenlerine ateş açılmak suretiyle çatışma algısı verilmeye çalışılıyor.(04:00 dk)

Görüntülerin son sekiz dakikası Türk Silahlı Kuvvetlerinin bombaladığı iddia edilen ve bu bombardımanlarda yaralanmış olduğu izlenimi verilen çocuk bedenleri ile ve bebek cenazelerine de yer veriliyor. Bu ajitasyonun sebebini birazdan yaşanacak olan katliamı perdelemek olarak yorumlamak mümkün.

Örgüt mensuplarından birinin Türkçe olarak Türkiye’de bulunan mensuplarına eylem çağrısı yer alıyor. Videoların sonundaki görüntüler ise bu güne dek yapılan en zalimce işkence ve Ürdünlü pilota yapılanın bir değişiği… Küçük düşürme çabası ve tahkir amacı ile Türk askerine köpek tasması geçirilerek önce gezdiriliyor. Sonra 1 Eylül 2015’ten bu yana DAEŞ’in elinde tutulan Türk Askeri Sefter TAŞ (21) ve Fethi Şahin (26)’i zoraki olduğu belli olan bir konuşmayla  Türk Hükümeti aleyhine yorum yaptırılıyorlar. Ardından DAEŞ militanları zincirle bağlanmış iki genci diri diri yakarak vahşice infaz ediyorlar. Görüntüdeki askerin “abi yapma”, “abi yardim edin” deyişi zalimlere işlemiyor. Yerdeki yanmış ve can çekişen askerin “anne beni kurtar” deyişine Arapça alt yazı olarak “Erdoğan kurtar” şeklinde çevrilmesi  videodaki maksadı ortaya koyuyor.

Evet biz bir kere daha zalim ve facirlikte insanlık tarihinin en azılı topluluğu haline gelmiş bu örgütü ve Müslümanlara karşı yürüttükleri hunharca eylemlerini lanetliyoruz. Dedeleri haricilere rahmet okutan bu zulüm çetesinin son bulmasını murad ediyoruz. Zaten bu çırpınışlar onların artık sona geldiğini gösteriyor…

-Not: Görüntüleri bu zalim güruhun amacına hizmet etmiş olmamak için vermemeyi uygun bulduk.

Fetih Medya – Özel Haber
BELKEŞ / Halep – Hiratan

Fetih Medya

Geçtiğimiz Nisan ayında DAEŞ Türkçe yayınlanan Konstantiniyye dergisinde Eylül 2015’de kaçırdığı Türk askeri Serter Taş’ın resimlerini yayınlamıştı.

Dergide yayınlanan Sefter TAŞ Röportajı

DAEŞ Türkçe yayınladığı aylık Konstantiniyye dergisinin Nisan 2016 sayısında,  eylül 2015  kaçırdığı Türk askeri Sefter Taş ile yaptığı röportaja yer verdi.

Türkçe yayınladığı Konstantiniyye dergisinin bir önceki sayısında esir tuttuğu Türk askeri Sefter Taş ile röportaj yayınlayacağını duyuran DAEŞ, bu sayıda geçen sene eylül ayında Kilis sınırında kaçırdığı Taş ile yaptığı röportajı yayınladı.
Taş ile yapılan röportajın dikkat çekici soruları:
“Yaralandığınız zaman İslam Devleti’nin size karşı muamelesi nasıl oldu? Sizinle ilgilendiler mi? Ve yaralı olduğunuz süreçte size nasıl davrandılar?

Vurulduktan sonra beyaz bir pikabın arkasına beni atıp ellerimi bağladılar. Kan kaybından ölmemem için üniformamın kemerimi çözüp yaralı ayağıma bağladılar. Yaklaşık olarak 15 dakika pikapla gittikten sonra beni indirip bir yere götürdüler. Daha sonra kulübe gibi bir yere götürdüler ve orada ilk müdahaleyi yapıp yaramı tedavi ettiler. Yaralı olduğum halde beni hücre gibi bir yere götürdüler. Hafif birkaç attılar. Sonra Arapların kaldığı bir hücreye götürdüler. Daha sonra doktor getirip yaramı tedavi ettiler ve bundan sonra hiç dayak yemedim.

Kendilerinin Kürtlerin liderleri olduğunu iddia edenlere bir mesajınız var mı?
“Sayın Abdullah Öcalan, Selahattin Demirtaş ve Salim Müslim’e mesajım; sizler ne pahasına olursa olsun Kürt vatandaşlarınıza sahip çıkan insanlarsınız. Sayın Selahattin Demirtaş, haberlerde sürekli olarak diyorsun ki; benim için önemli olan Kürt halkıdır. Ne olur sözünde dur ve beni İslam Devleti mücahitleri ile değiştir. “

 “Sayın Recep Tayip Erdoğan, kardeşim ve babam evi geçindirmek için çalıştılar. Bu benim zoruma gitti. Çünkü benden bir yaş küçük kardeşim çalışıyordu. Sakat kardeşime bakmak için okulumu bıraktım, askere gelinceye kadar çalıştım, hayvanlara baktım, ’da da çalıştım. Çok sırtım kırıldı. Bir ara sınırda nöbetçiyken karakola gittim ve evimi aradım. Annemle konuştum, anacığım, sevdiğim kız köye geldi mi, dedim? Anacığım, sen de dedin ki sadece bir gün geldi. Teyze kızımı çok sevdiğim için karakolda ağlıyordum. Bu yazıyı yazarken de ağlıyorum elim titriyor ve zannediyorum ki; anacağım, babacığım, kardeşlerim, ailem ve sevdiğim kız hep yanımdasınız. Ve hep bunu düşünerek ağlıyorum. Niye ben bu hale geldim. Türkiye’ye asker olduğum için mi? Türkiye’m neden bana sahip çıkmıyor? Sayın Recep Tayip Erdoğan; sen rahat yerde oturuyorsun, çayın, yemeğin, suyun yanında. Eşin, oğlun ve kızın yanında. Niye ben ailemin yanında değilim. Niye bana sahip çıkmıyorsun? Ben sana ne yaptım? Arkadaşım boğazından vuruldu, ben de ayağımdan vuruldum. Türkiye için askere geldim. Gece gündüz yatmadan nöbet tuttum. Sen sıkı korunuyorsun sana kurşun gelmesin diye. Sana gelen kurşun hemen bir ananın evladını vuruyor. Niye ben vuruldum biliyor musun başbakanım? Türkiye’ye mal geçmesin diye. Sen de bana sahip çıkmıyorsun. Şimdi düşünüyor musun? Anam, babam sana ne diyecek biliyor musun? Neden evladımızı kurtarmadın, dediklerinde sen ne diyeceksin? Senin evladın şerefsiz miydi diyeceksin. Senin evladın Türk değil de Kürt olduğu için mi kurtarmadım, diyeceksin. İlk esir olduğum gün dayak yedim. Ailem için direndim ve hala direniyorum. Her gün ağlıyorum ailem yok diye, niye kurtarmıyorsun?”

 “Anacığım hatırlıyor musun? Sen bir gün kardeşlerime; bu beşiğe bir şey olursa sizi öldürürüm, bu beşik en büyük oğlum, yani abiniz Sefter’in beşiği, onun mürüvvetini görüp torunuma vereceğim, demiştin. Ve ben de ağladım, hatta öyle ağladım ki, gözlerim şişti. Ve hala aklıma geldikçe ağlıyorum anacığım. Dört duvar arasında esirim. Ne olur dua edin, Türkiye’m beni kurtarsın da sizin kollarınıza koşayım. Ve teyzemin kızını kendime eş alayım.

Türkiye devletinin şuan PKK ile savaşmasına ne diyorsun?
Savaş istemiyorum. HDP’yi destekliyor ve onların kazanmasını istiyorum. Barış istiyorum.

DAEŞ bağlantılı sitelerin haberlerine göre  Sefter TAŞ için MiT’in devreye girdiğini,pazarlıkta istenen esir takasını ’in “yetkimizi aşıyor” diyerek geri çevirdiğini haber verdi.  İlgili sitelerin haberine göre Whatsup üzerinden irtibat kurularak  mensupları ile anlaşma sağlanmaya çalışıldı. DAEŞ’in Türkiye hapishanelerinde bulunan 200 militanının salınıverme takasını ’in abartılı bularak “yetki sınırlarımızı aşan birşey.” şeklinde cevap verdiği belirtildi. Bundan sonra görüşme talebi DAEŞ tarafından olumsuz karşılandı. Ve ileri süreçte DAEŞ esirleri diri diri yakarak vahşet çetelesine yenisini ekledi…

Bir Yorum Yazın