Çağdaş Ortadoğu Nasıl Oluşturuldu?

Yazar: Murat Gündoğan - Yazının Tarihi: 5 Haziran 2018 | 21 Ramazan 1439 Salı 17:23

İyileştirme, geliştirme ve modern çağa uygun hale getirmek bahanesiyle aynı dili konuşan insanları birbirleriyle anlaşamaz hale getirmek. Birden fazla Arapça dil oluşturmak. Aynı şey Rusya tarafından Türklere karşı yapılacaktı. 1900 yılında Kırım’da çıkan Tercüman Gazetesi Çin’den İstanbul’a kadar okuma-yazma bilen herkes tarafından rahatça okunurken, şimdi bu Türk halkları birbirleriyle Rusça veya İngilizce ile anlaşmaktadır.

Arhiv Vneşney Politiki Roossiyskoy Federatsii (Rusya Federasyonu Dış Siyaset Arşivi), Osobıy Arhiv SSSR (SSCB Değerli Evraklar Arşivi) ve Gosudarstvonnoy Arhiv Rossiyskoy Federatsii (Rusya Federasyonu Arşivi) arşivlerinde Ortadoğu üzerine bugüne kadar hiç araştırma konusu dahi yapılmamış dosyalar dolusu gizli kayıtlar ve belgeler bulunmaktadır. Bu belgeler arasında ismi bilinmeyen bir Rus casus tarafından hazırlanmış: “1905-1907 Londra’daki Gizli Konferans Raporu” oldukça dikkat çekicidir. Konferans bizzat İngiliz Başbakanı Sir Campbell Bannerman tarafından düzenlenmiş.

Katılımcı devletler: Büyük Britanya, Fransa, Belçika, Hollanda, Portekiz, İtalya ve İspanya.

Katılımcı kesimler: Devlet adamları ve politikacılar, tarihçiler, sosyologlar, coğrafyacılar, ekonomistler, petrol, tarım ve kolonideki uzmanları ve gözlemciler.

İNGİLİZLER BAŞI ÇEKİYOR

Toplantının gerçekleştirilmesinde kilit rol oynayan Büyük Britanya Başbakanı Sir Campbell Bennerman’ın Açılış Konuşması şöyle:

“Ekselansları, bize şunu öğretti: İmparatorluklar doğar, gelişir, bir noktaya kadar istikrarlı bir hayat sürdükten sonra çözülmeye başlar ve nihayetinde ölürler. Atina, Roma, Hint, Çin ve onlardan önce Babil, Asur, Mısır ve Pers imparatorlukları ve benzerleri böyle olmuştur. Şu anda ihtişamının zirvesine ulaşan Avrupa emperyalizminin sonunu getirecek veya çöküşünü ve yok oluşunu engelleyecek sebep ve araçlarınız var mıdır? Avrupa yaşlı bir kıtadır. Kaynaklarını büsbütün tüketmiştir ve bitmiştir. Ama onu böylece bırakamayız. Kendi varlığımızın yok olmasına göz yumamayız. Halbuki daha eski ve köklü olmasına rağmen hâlâ gençlik günlerini yaşayan, daha fazla bilime, organizasyonlara, refaha koşan; bugün ezik ve güçsüz olmasına bakmayarak kendi kurtuluş reçetesini bünyesinde gizleyen bir dünya var: Ortadoğu! İşte, efendiler! Sizin göreviniz ve amacınız tam olarak budur: Refah ve hükümranlığımızı daimi kılmak için bu dünyanın (Ortadoğu’nun) kapılarını yüzümüze açmak, onun kaderini ellerimize vermektir! Yaşamamız tam olarak bu görevin başarısına bağlıdır!”

KONFERANS ÇALIŞMALARI

Bunun üzerine konferans 2 yıl devam eder. Bu süre içinde irili ufaklı 1000’den fazla yapılır. 10.000 civarında konuşma gerçekleştirilir. Asya ve Afrika halklarının geleceği konuşulur. Bu halkların tarih, coğrafi, siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, idari, dil, düşünce, günlük yaşam, birbiriyle diyalogları, münasebetleri, yerleşim alanları, birleştikleri ve ayrıldıkları noktalar, yapıları, mezhebi kimlikleri, psikolojileri, kaynakları, stratejik ve jeolojik konumları, toplamda 120 alanda durumları masaya yatırılır. Batılıların Doğulularla doğrudan irtibata geçtikleri son 200 yıldan bu yana Doğu üzerine Batıda yapılan ve yazılan çalışmaların tamamı gözden geçirilir. Her bilim çevresi kendi alanında yapılması gerekenleri ve hedeflerini açıklayan raporlar hazırlar.

İŞTE NİHAİ RAPOR

Konferansın tamamlanmasından bir yıl sonra nihai rapor hazırlanır. İşte Ortadoğu denilen şeyi icat eden ve İslâm coğrafyasını paramparça eden bu önemli süreci açıklayan ve başlatan raporun belli başlı maddeleri:

BÖLGENİN TARİHİ YENİDEN YAZILMALI

  1. Bölge halklarının tarihinin tümden gözden geçirilmesi; Batı tarih anlayışı doğrultusunda tarihlerinin yeniden inşası, bu anlayışın egemen kılınması ve bilimsel bir doğrultuda sunulması.
  2. Bölgede çatışmaya dayalı bir dengenin kurulması.

a). Filistin’de siyonist bir Yahudi devlet oluşturmak ve siyonizmle birlikte çalışarak dünya Yahudilerinin buraya göçünü tamamlamak. Dine dayalı farklı etnisitelerden oluşan Yahudi cemaatleri arasında tek bir ortak milli bilinç ve kimlik yaratmak. Söz konusu kurulacak Yahudi Devletinin yönetimini Beyaz Yahudilere (Rusya Yahudileri veya Aşkenazlara) vermek, diğer Yahudi gruplarının Müslümanlarla arasındaki ihtilafını derinleştirerek onların yönetilmesine çalışmak ve Araplarla arasındaki birleşme isteklerine engel olmak.

b). Aynı dine, köke, dile ve anlayışa sahip Araplar ve Türkler arasında coğrafyaya dayalı farklı milletler oluşturmak.

TÜRKLERİN GÜCÜ KIRILMALI

ba). Bunlardan Türklerin büyük bir kısmı Rusya tarafından edildiği için şu ân zararsızdırlar. Ancak İran, Irak, Afganistan, Hindistan ve Anadolu’daki Türkler ortak hayat anlayışlarını ve hayata bakışlarını korumaktadırlar. Bunun için, Hindistan’daki Türklere “Moğol” kimliği yakıştırmak ve eritmek; Afganistan’daki Türk unsur Fars-Tacik kimliği altında tutmak ve onların Afganlaşmasına çalışmak; İran’da Türkleri yönetici konumdan yönetilen konuma düşürmek, Hindistan’daki Parsi kalıntılarından “eski ve kalıcı bir Fars kimliği” tasarlamak ve bunları İran’daki İranî Bahtiyarı halklarının sahiplenmesi için yoğun faaliyete geçmek (1925 yılında İran’da Türklerin hakimiyetine son verilmiştir); Osmanlı içindeki etnik azınlıklara milli bilinçler aşılayarak Türkleri Anadolu’da yalnız bırakmak. Bunun için Türk-Arap, Türk-Arnavut, Türk-Ermeni, Türk-Kürt, Türk-Sırp, Türk-Grek arasında etnik çatışmaları derinleştirmek (En son Arnavutlar ve Araplar Osmanlıdan ayrılarak Türkleri milli düşmanları ilan etmişlerdir).

ARAPLAR PARÇALANMALI VE DESPOT YÖNETİMLER KURULMALI

bb). Araplara gelince: Farklı Arap kimliklerini ortaya çıkartmak: Iraklı, , , Mısırlı, Yemenli tarzında coğrafi ve yerel Arap kimliklerine milli ve etnik kimlik tanımı vermek. Bunların tarihleri arasınd

farklılıkları, dilleri arasındaki ayrılıkları ön plana çıkartmak. Aşiretler arasında ipleri kopartmak, aşiretler içindeki bütünlüğü bozarak aşiret reislerini despot bir güç haline getirmek ve onların meşruluğu içinde toprakları aşiretin değil aşiret reislerinin kontrolüne vermek (1924 yılında Aşiretler Mahkemesi, 1940 yılında Aşiretler ve Toprak Kanunlarıyla bu hedefe ulaşılmıştır). Azınlık etnikleri çoğunlukların başına getirmek (Irak’ta Sünni azınlık, Suriye’de Şii azınlık, Necd’de Suud aşireti, Lübnan’da Hıristiyan gruplar ve Dürzi kesime tanınan ayrıcalıklar bu şekilde planlandı).

AKDENİZ’DE ASYA-AFRİKA KORİDORU

  1. Akdeniz’in kontrolünü elden bırakmamak. Buna göre, özellikle Akdeniz’in güney ve doğu sahillerinde Asya ile Afrika arasında bir koridor oluşturmak
  2. a) Ortak çıkarları olan Batılı devletler bu bölgeyi parçalara ayırmalı, halkını bölünmüşlük, geri kalmışlık ve cehalet içinde bırakmaya devam etmemeliler.
  3. b) Bu bölgede Asya ve Afrika’yı ayırmak şarttır. Bunun için Süveyş Kanalı’na yakın bölgede emperyalizmin dostu ve bölge halklarına düşman bir dost oluşturulmalıdır (1917 Balfour Deklarasyonu bu amaca hizmet edecektir).

DİL BOZULMALI VE ÇÖZÜLMELİ

  1. Dil Uygulaması: İyileştirme, geliştirme ve modern çağa uygun hale getirmek bahanesiyle aynı dili konuşan insanları birbirleriyle anlaşılmaz hale getirmek. Geniş arazide yaşayan Araplar değişik mahalli lehçeler kullanmalarına rağmen kitabi Arapçayla rahatlıkla anlaşabiliyorlardı. Buna karşılık, şimdi mahalli lehçeler kitabi Arapçanın yerini alacak ve birden fazla Arapça dil oluşturulacaktı. (Aynı şey Rusya tarafından Türklere karşı yapılacaktı. 1900 yılında Kırım’da çıkan Tercüman Gazetesi Çin’den İstanbul’a kadar okuma-yazma bilen herkes tarafından rahatça okunurken, şimdi bu Türk halkları birbirleriyle Rusça veya İngilizce ile anlaşmaktadır).

Bu amaçla yeni romanların, yazıların, dilinin oluşmasına gizlice destek vermek veya bu ortamı hazırlamak. Bu diller için Batı dil metodolojisini temel alan gramer ve araştırmaların ortaya çıkmasına çalışmak, yeni kavramlar ve deyimler üretmek. (Bu anlamda sokak dillerinin geliştirilip kitabi dilin yerine geçmesi için Avrupa ilk enstitüler 18. Yüzyılda kurulmuştur).

SÖMÜRGE AYDINI OLUŞTURULMALI

  1. Yeni bir Aydınlar zümresinin oluşturulması: Bölge halklarının tarihini, kültürünü, dilini, düşüncelerini, sosyal ve politik yapılarını öğrenmek için Batı’da enstitülerin ve üniversitelerin çalışmalarına hız verilmesi, bu halkların gençlerinin burada yüksek eğitim almasını sağlamak ve kendi halklarının tarihini ve diğer konularını Batı anlayışı doğrultusunda öğrenmelerini, öğretmelerini sağlamak. Dolaylı yoldan bu zümreye destek vermek.

Yaptıklarının bilimsel bir çaba, kendi halklarının aydınlanması için bir katkı olduklarını anlamalarına çalışmak ve asla buradaki Avrupa emperyalizminin amaçlarını açığa vurmamak, böyle bir şey olduğunda da bunu inkar etmek, gayr-i bilimsellikle suçlamak ve yerel dayanaklarını kesmek. Çağdaş Batı eğitim anlayışının bu bölgede yerleşmesine çalışmak ve özendirmek. Bu okullarda özellikle yüksek kesim veya zümreye bağlı ailelerin (aşiret, tüccar, eyalet yöneticileri ve varlıklı kimselerin) çocuklarının eğitim almasını sağlamak, Batı’daki eğitim ve yaşama kapılarını onlara açmak ve bu hayatın içine çekmek ve onlara gelişimin Batı’yı her anlamda takip etmekle mümkün olacağı anlayışını hissettirmek. Bunun için onlara kendi kaynaklarını Batı düşünce sisteminin süzgecinden geçmiş biçimde aktarmak ve buna ulaşmaları için her türlü kolaylığı sağlamak.

Rapor yüzlerce sayfa uzunluğunda olup, ekonomi, siyaset, yerleşim, kültür, sanat, müzik, her konuyu içine alacak biçimde hazırlanmıştır. Ben bu önemli raporun sadece hayatî bölümlerini buraya almaya çalıştım. Buradan çıkarılacak yorumları ve düşünceleri okura bırakıyorum. Raporda parantez içinde verilen bilgiler bana aittir.

RAPORUN KAYNAĞI VE NÜSHALARI

Bu raporun varlığı bazı aydınlarca bilinmektedir. Nitekim, böyle bir toplantının yapıldığı gerçeği Filistinli bir Yahudi tarafından bu raporda Yahudi çıkarlarını belirlemek amacıyla yayınladığı bir kitapta anlatılmaktadır. Daha sonra Musa Kazım et-Tunusi, “Vesaik et-tedahhul el-ecnebi fi’l-Vatan el-Arap”, Şam, 1972, cilt I, s. 47-48’de raporla ilgili bazı maddelere yer vermiştir.

Yine Ahmet Şelebî, “”El-Yahudiyye” adlı eserinde, 1972, cilt III, s. 99-102’de bu konuya değinmiştir. 1882 yılında Rusya, ülkesinden kovduğu 2 milyon Yahudi’nin (Beyaz Yahudiler, yani Aşkenazlar) dünyada kendisine karşı çalışmalarını takip etmek için gizli bir istihbarat örgütü oluşturmuş ve bu konuda dünyada yapılan açık veya gizli bütün çalışmaları takip etmiştir. Söz konusu rapor bu çalışma kapsamında ele geçirilerek Rusya yönetimine sunulmuştur. Raporun toplantıları gizlice izleyen birden fazla Rus casusu tarafından hazırlandığı ve üst düzey bir Rus istihbarat elemanı veya casusu tarafından yazıya alındığı sanılıyor.

Kaynak: GARF (Gosudarstvonnoy Arhiv Rossiyskoy Federatsii), Fond 1467, Delo 925 OA (Osobıy Arhiv SSSR), Fond 730, op. 1, delo 172.

Rusya’da Yahudi Teşkilatların ve Mason Örgütlerin faaliyetleri için bkz. Oleg PLATONOV, Kriminalnaya istoriya masonstva: 1731-2004 gg. (Masonluğun Suç Tarihi: 1731-2004 yılları), Moskva: Algoritm 2005.

 

Bir Yorum Yazın