Bir şehir minyatürü: Yıldız Sarayı

Fetih Medya
Fetih Medya Haber Merkezi
⌚Haberin Tarihi: 22 Ağustos 2016

Yıldız Sarayı, köşkleri, çini ve marangozhane atölyeleri, saat kulesi ve tiyatrosuyla adeta bir şehir kimliğine sahipti. Osmanlı Devleti’nin son dönemine tanıklık eden saray bugün müze olarak hizmet veriyor.

Bir dönemin parlayan yıldızı, Osmanlı Devleti’nin son günlerinin tanığı Yıldız SarayıSultan 3. Selim’in 18’inci yüzyıl sonlarında validesi Mihrişah Sultan için yaptırdığı ve Yıldız Kasrı’yla anılan saray, son haline 2’nci Abdülhamid Han döneminde kavuştu.

Yıldız Sarayı, köşkleri, çini ve marangozhane atölyeleri, saat kulesi ve tiyatrosuyla İstanbul içinde adeta küçük bir şehirdi. Sultan Abdülaziz ileSultan 5. Murad‘a ev sahipliği yapan sarayın son sahipleri ise Sultan Abdülhamid ve Sultan Vahdettin’di.

Sultan Abülhamid’in daha güvenli diyerek 7 Nisan 1877’de Dolmabahçe Sarayı’ndan Yıldız Sarayı’na taşınmasıyla saray, imparatorluğun da yönetim merkezi oldu. Osmanlı Devleti’nin son yıllarında ise tarihi kararlar, Yıldız Sarayı’nın duvarları arasında alındı.

Osmanlı’nın ihtişamını gözler önüne seren tahtlar, porselen vazolar ve 2’nci Abdülhamid Han’ın kişisel eşyaları bugün sarayın müze bölümünde sergileniyor. Yıldız Sarayı, sahne sanatlarının sergilendiği ve günümüze ulaşabilen tek saray tiyatrosuna da sahip. 1889’da Abdülhamid Han’ın emriyle yapılan ve Avrupa’nın ünlü sanatçılarını ağırlayan tiyatro bugün sahne sanatları müzesi olarak kullanılıyor.

YILDIZ KORUSU

Şehrin merkezinde ama şehrin tüm gürültüsünden uzakta, kuş cıvıltılarının ve toprak kokusunun eşlik ettiği bir kent parkı, geçen zamana rağmen nefes alınacak ender mekanlardan biri Yıldız Parkı.

Osmanlı Devleti döneminde, özellikle 1600’lerin başlarında ön plana çıkmaya başlayan koru padişahların da gözdesiydi. Koruya bugün de kullanılan Yıldız ismini 3’üncü Selim verdi. Tarihi park aynı zamanda filmlere de mekan olan köşklere ev sahipliği yapıyor. Malta ve Çadır köşkleri parkın muhteşem doğasına mimarisiyle de renk katıyor.

Bu köşkleri dönemin padişahları dinlenme evleri olarak kullanıyordu. Yüzyıllardan miras ağaçları ve her mevsim açan çiçekleriyle Yıldız Parkı ziyaretçilerini tekrar gelme arzusu uyandırarak yolcu ediyor.

YILDIZ ÇİNİ VE PORSELENLERİ

Yıldız Parkı’nın içine kurulu olan Yıldız çini ve porselen fabrikasının temelleri, Sultan 2. Abdülhamid Han’ın çini ve seramik sanatını geliştirme düşüncesiyle atıldı. 1892’te üretime geçen fabrika, iki yıl sonra yaşanan depremde zarar gördü ve yenilendi. Uzun süre Osmanlı sarayları  ve köşklerinin dekorasyon ve porselen ihtiyacının karşılandığı fabrika, tam 125 yıldır açık. Fabrikanın eski adı Yıldız Çini Fabrika-ı Hümayun’u.

19’uncu yüzyılın sonlarında Osmanlı Devleti duraklama dönemindeyken başladı, Yıldız porselenlerinin serüveni. O dönem Avrupa’da saraylar arasında yaşanan porselenler savaşının bir parçası olarak, Yıldız Çini Fabrika-i Hümayun’u 2’nci Abdülhamid Han’ın emriyle 1891’de yaptırıldı.

İlgilinizi Çekebilir:  Hristiyan teröristlerden Hollanda'da cami tehdidi

Sultan 2’nci Abdülhamid Han’ın sanata olan ilgisi, Batı ülkelerinde gördüğü teknolojiyi Osmanlı’ya getirme isteği ve Anadolu’da yüzyıllar boyunca devam eden çini ve seramik sanatını geliştirme gayreti fabrikanın temellerinin atılmasının arkasındaki düşünceydi. Fabrikanın tasarımına, İtalyan mimar Raimando D’arabco imzasını attı.

Yıldız Fabrikası için gerekli olan ileri teknoloji, ilk porselen uzmanları, porselen kalıpları ve hammaddeleri, Fransa’nın porselenleriyle ünlü Sevr ve Limoge kentlerinden getirildi. 1892’de deneme üretimine geçen fabrika, 1894’te yaşanan depremde hasar gördü, mimar Raimando bu binaya ilaveler yaptı ve yapıyı adeta yeniden inşa etti.

Osmanlı sarayları, kasır ve köşklerinin dekorasyon ve porselen ihtiyacının çoğu, en minimal parçalardan en görkemli vazolara kadar tüm porselen ürünler burada üretilirdi. Dönemin ünlü hattatları ve sanatçıları bu fabrikada bir araya gelerek bugün görülen eserleri ortaya koydu. İlk dönem üretilen eserler, form ve bezeme açısından Fransız porselenlerinin etkisi altındaydı.

Fabrikanın kurulduğu yıldan bu yana nihai göreviyse incelik ve sanat üretmekti. Ancak zaman zaman farklı işlevlere de hizmet etti. Birinci Dünya Savaşı’nda ülkenin ihtiyaç duyduğu telefon ve telgraf izolatörleri için porselen fincanların üretimi de burada yapıldı. Dönem dönem fabrika kesintiye uğrasa da, 1994 yılından bu yana Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na bağlı olarak üretimine devam ediyor.

15 farklı birimden oluşan Yıldız Çini ve Porselen Fabrikası’nda ham maddenin işlemesinden süsleme aşamasına kadar 130 kişi görev alıyor. Birbirinden değerli, el işlemesine sahip porselen ürünler, Milli Saraylar bünyesindeki satış mağazalarında ilgililere sunuluyor.

Yıldız parkının dış bahçesine kurulu olan fabrikada 125 yıldan bu yana vazolara,  tabaklara, şekerliklere ve daha birçok ürüne şekil veriliyor. Osmanlı saraylarının ihtişamı da, geleneğin izleri de halen bu porselenler üzerinde yaşatılıyor.

 

Anahtar Kelime: abd, Avrupa, Çin, DAEŞ, Fransa, Malta, telefon

Bir Yorum Yazın

    • Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?