Ahrar Tahrirü’ş-Şam gerginliğinin arka yüzü

Yazar: Muhammed Bedi - Yazının Tarihi: 8 Mart 2017 | 9 Cemaziyelahir 1438 Çarşamba 01:08

Tahrir-üş- Şam kurulalı çok kısa bir zaman oldu. Katılımlar ise halen devam etmektedir. Yalnız bu hafta içerisinde 6 grup kendisini feshederek (HTŞ)’ye Şam’ı Özgürleştirme Heyeti’ne katılmıştır. Son zamanlarda gerek yerel gerekse dış güçler bazı grupların yeni oluşuma karşı mesafeli yaklaşması adına karalamalarda bulunmuşlar, yeni fitne alevi yakmaya çalışmaktadırlar. Bunun sonucunda bazı gruplarla son dönemlerde kontrol merkezlerinin ilhak ve tahliyesi sorun olmuştur.

Özellikle İdlib’te meydana gelen iki haftada yaşanan sorunlar yine fitne yanlılarınca büyütülmek istenmiştir. HTŞ’yi parçalamaya yönelik adımlara meydan hazırlanmaya çalışılmıştır. Bu sırada ise ile yeni haciz noktaları sorunu yaşanmaya başlanmıştır. Ancak HTŞ’nin hiçbir yayın organında olay büyütülmemiş ve kötüleyici herhangi bir yayın yapılmamıştır.

Son dönemler’de İdlib ve çevresinde İHA saldırıların artması ve HTŞ kadılarını hedef alan bombalı süikastlerin  ardarda gelmesi rastlantı değildir. İstihbari bilgilerin birileri tarafından servis ediliyor şüphesi kanıt gerektirmektedir. Ancak bilinen odur ki bazı grupların bazı devletlerle olan yakınlıkları yanında o devletlerin istihbarat birimlerinin haçlı birimleriyle ortak çalışıyor oluşu ciddi önlemleri gerektirmekte ve bu grupların suçunu üzerinden atmamaktadır.

Ahrar’uş Şam’ın son dönemde çıkardığı bir başka olumsuz haber HTŞ’nin grupları “ya bizdensin, ya da düşmansın” mantığıyla  ve depolarına el koyduğu yanlışıdır. HTŞ bu noktada birleşmeyi gözetici yaptırımlarını zorbalığa dayandırmamaktadır. Dışardan görülen ile buna meal verilse de durum farklı nedenler içermektedir. HTŞ bazı mıntıkalarda ağır tedbirlere başvurarak gelirinin halka kanalize edileceği kaynakların başka yere akmasını önlemiştir. Bu başkalarının nezaketen cesaret edemediği bir davranıştır.

Der’a da sürdürülen operasyonlar, bazı kesintiler bunu bir nevi mecbur bıraktırmış. Önümüzdeki günlerde de HTŞ bu konudaki tavrını gevşeklik göstermeksizin devam ettirecektir. Bu grupların kendinden büyük grupların kapılarını çalmaları da daha önce tecrübe edildiği üzere sıkıntılara yol açsa da geri adım atılmamıştır. Esas olan Şam halkının menfaatlerinin önceliği ve devrimin gereksinimleridir.

Yine de bu noktada  altını çizmekte yarar görüyoruz ki HTŞ  zafere götüren her yolu mubah sayan (çeviren: Makyevelist) bir anlayışa sahip değildir. Aksine şer’i kadılarının vermiş olduğu fetvalarla her bir adım atılmaktadır. Öncelik komutanların stratejik başarı ve önceliğinden öte şer’i heyetin göstermiş olduğu mubahiyetlerdir. Bu çerçeve HTŞ’nin hareket yönünü belirlemekte ve bunun başarılı bir şekilde yürütülmesinin ardında istişare ve istihareye dayalı kararlar yatmaktadır. Yüce Allah’ın desteğinin celbi buna dayalıdır. Bu tavır sayesinde Şam halkı ve devrimini istemeyen yüce Allah’ın rızası dışına taşan aşırıların enkazını kaldırmıştır. Bunun helak olma ile anlaşmaya varma arasındaki tedriciliği vardır.Allah’ın merhamet ettikleri bir araya gelip el sıkışmış, Yüce Allah’ın guluv ve azgınlık taşıyan kullarını da helake götürmüştür. (Çev.)

İlgilinizi Çekebilir:  Hama'nın doğusunda HTŞ ile DAEŞ çatışmasında son durum

Son olarak görülen şudur ki, yenilgisini tekrar tecrübe etmenin bir mantığı yoktur. Bunun sebebi dağınıklıktan başka birşey değildi ki Müslümanların bölgeye yardımları ve hatta itibarı ziyan edildi… HTŞ bazı grupları birleştirme ve bünyesine katmaya zorlamıştır ki muannit ve inatçı yapılanmalar bunu Şam’ın genel sancağı değil,  ŞFC’nin gövdesi olduğu söylemlerini yaygarasını yaydığı bir dönem başlamıştır. Ancak birleşmenin önüne geçecek her sorun itinayla ortadan kaldırılacaktır. Topyekün olmadan net başarı elde edilemeyeceği ortada iken birleştirmenin hızlanması için çalışmalar devam edecek bu hususta bazılarının rahatsızlığı da artacaktır.  Hiçbir rahatsızlık Şam halkınınkinden daha fazla değildir. Bu sancı devrimin doğum sancısıdır…

 

07/03/2017

Muhammed BEDΠ/İDLİB

Bu yazı Fetih Medya’ya özel olarak Fetih Medya’nın talebi üzerine Muhammed BEDÎ tarafından kaleme alınmıştır.  

Muhammed BEDÎ kimdir? ŞFC’nin bölge iştişare heyetinde yer alan Muhammed BEDİ Fırat Ünviversitesi’nde başladığı eğitimine, Dimeşk Üniversitesi’nde Hukuk mastırı ile devam etti. Arap baharı sonrası yanlısı olayların çıkmasının ardından üniversitede gözaltına alındı. 6 buçuk ay rejimi hapishanelerinde işkence altında kaldı. Halep’teki evi tarafından vurulmuş ve bir çocuğunu kaybetmiştir. Şuan İdlip’te yaşamaktadır.

Fetih Medya –  Özel

Bir Yorum Yazın

    • Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?