Abdulhakim Şişani: Tahriru’ş Şam Suriye cihadının lokomotifidir

Fetih Medya
Fetih Medya Haber Merkezi
⌚Haberin Tarihi: 17 Temmuz 2017 | 23 Şevval 1438 Pazartesi 16:39
’de muhaliflerin safında bulunan Çeçen lider, ‘Elhamdulillah hiçbir şey geri döndürülemez değildir. Büyük bir potansiyele sahibiz’ dedi.

Gazeteci Joanna Paraszczuk (JP), Suriye’de savaşan ve Çeçen ağırlıklı savaşçılardan olıuşan Ecnadu’l Kavkaz grubunun lideri Abdulhakim Şişani ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Suriye’de savaşan ‘yabancı’ grupları anlamak, sadece Suriye’deki çatışma durumunu değil dünyadaki tüm çatışmaları -savaşçıların kendi ülkeleri de dahil- derin bir şekilde anlamaya yardımcı oluyor. Dünyadaki farklı bölgelerdeki çatışmaların birbirine nasıl bağlı olduğunu ve birbirini nasıl etkilediğini görebiliriz.

Cihat gruplarını incelemeyi ve anlamayı reddederek, onları haklarında doğru olmasını temenni ettiğimiz varsayımlarla basite indirgeyerek ya da bu grupların amaçlarını ve inançlarını anlamaktan kaçınarak; savaşa, çatışmaya ve insanların yurtlarından olmasına sebebiyet veren şeyler ile ilgili mantıklı çıkarımlar yapma kabiliyetimize ket vuruyoruz.

Sesi bastırılan ve kısılan, dezenformasyon silahı ile kendini ifade etme imkanı bulamayan küresel aktörlere mikrofon uzatmayı ve bu bağlamda pozitif ayrımcı bir tutum takınmayı kendine görev edinen Mepa News ekibi olarak Paraszczuk’un röportajını ettik.

İşte röportaj;

“Cihadımız soldu, ancak potansiyelimiz var”

JP: Kuzey ’daki durum hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bölgede savaştığınızdan bu yana durum oldukça değişti – İmarat Kavkaz pratikte varlık göstermiyor, cemaat emirleri DAEŞ’e biat ettiler vs….

Abdulhakim Şişani: işgaline -askeri- muhalefet açısından bakarsanız Kuzey Kafkasya’daki durum pratik olarak kayboldu. Emirlerimizin ve Mücahitlerimizin durmak bilmez çabaları ve büyük fedakarlıklarına rağmen -Çeçen savaşının başlangıcından itibaren cihadımız yavaş yavaş soldu. Sonrasında, Ali Ebu Muhammed’in de söylediği gibi bizim hatalarımız ve Rusların şiddetli saldırıları sonucunda halkımızın desteğini kaybettik. Sonuç olarak bugünkü halimiz budur. Elhamdulillah hiçbir şey geri döndürülemez değildir. Büyük bir potansiyele sahibiz. Kuzey Kafkasların kaderine kayıtsız kalmayan birçok insan var. Mürtetlerin terörüne maruz kalan halkımız, bu durumdan sadece ve sadece işgalciler ve onların kuklalarına karşı savaşarak kurtulabileceğimizi anladılar. Bizim için önemli olan olaylara müdahil olmaktan kaçınmamak. Cemaatlerin isimlerine bakarsak çeşitli isimler var. Cemaatler gider yerine yenileri gelir ancak Allah’ın dini baki kalır ve sadece bu din için çabalayanlar refaha erecektir.

JP: Neden Suriye’de savaşmaya karar verdiniz?

Abdulhakim Şişani: Suriyeli Müslümanların zalim Beşar’a karşı yardıma ihtiyacı olduğunu gördük. Suriye’ye giden yol Kuzey Kafkas’a gelen yolun aksine açıktı. Bundan dolayı Suriye’de savaşmaya karar verdik.

JP: Anladığım kadarıyla Çeçenya’da iken İmarat Kavkaz (Kafkas Emirliği) çatısı altında savaştınız. Suriye’de iken kendi cemaatiniz vardı. Neden İmarat Kavkaz adı altında değil de yeni bağımsız bir cemaat kurarak savaştınız?

Abdulhakim Şişani: Başlarda bağımsız bir cemaat kurmak gibi bir planımız yoktu ve hatta yerel bir cemaat olan Ensaru’ş Şam çatısı altında savaştık. Ancak daha sonraları çeşitli sebeplerden dolayı o cemaatten ayrıldık ve bugün hala aynı şartlardan dolayı ayrı bir grup olarak faaliyet gösteriyoruz.

“Alimlerimiz ve kadılarımız yok”

JP: Muhacirlerin (İslami anlamda yabancı savaşçı) Suriye’deki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?

İlgilinizi Çekebilir:  Deyr ez Zor’da son durum

Abdulhakim Şişani: Muhacirlerin Suriye’deki ana rolü destektir. Suriye’deki savaşın ana yükünü şüphesiz ki buradaki (Ensarlar) sırtlıyor. Buna rağmen muhacirler askeri çatışmaların aktif bir parçası halinde ve askeri hareketlerin fikirlerine katkıda bulunuyorlar.

JP: Ecnad bağımsız bir cemaat, kendi Şerileri(kadıları) ve alimleri var mı?

Abdulhakim Şişani: Yıllar boyunca çeşitli ülkelerden öğrencilerimiz oldu. Ancak sonunda hepsi Suriye’yi terk etti. Şu an çeşitli alimler ve öğrenciler ile bağlantılarımız var. Şu an Mücahitlere destek olan alimlerimiz veya cemaatteki sorunları çözebilecek kadılarımız yok.

“Rusya, Kafkasya’da olduğu gibi sivilleri vuruyor”

JP: Rusya’nın Suriye’deki savaşa katılması muhaliflerin durumunu hangi ölçüde zorlaştırdı? Rusya’nın Çeçenya’daki taktikleri ile Suriye’deki taktikleri arasında benzerlikler görüyor musunuz?

Abdulhakim Şişani: Mücahitlerin yöntemlerindeki ve savaşı idare etme konusundaki eksiklikleri ortaya çıkarması bakımından Rusya’nın savaşa katılması mücahitlerin durumunu bilhassa zorlaştırdı. Şimdi ise gruplar arasındaki ihtilaflar ve bazı hatalar daha çok dile getirilir hale geldi. Rusya’nın Çeçenya’daki taktikleri ve Suriye’deki taktikleri arasındaki ana benzerlik direnci, kaba kuvvet ve teknoloji ile insan gücü alanlarındaki devasa üstünlükleri ile kırmaya çalışmaları. Bu bağlamda Çeçenya’da olduğu gibi Suriye’de de bombalamalarının çoğunluğu sivilleri vuruyor. Sıradan halkı korkutmaya ve mücahitlere karşı kışkırtmaya çalışıyorlar. Bunu yaparak adi tabiatlarını tüm dünyaya bir kez daha göstermiş oluyorlar.

“Tahriru’ş Şam cihadın lokomotifidir, DAEŞ’in hatalarını yapmamalı”

JP: Suriye’deki cemaatlerin birleşmesi hakkında ne söylemek istersiniz? (Şam’ın Fethi Cephesi, Ensar El-Din, Zengi Hareketi’nin birleşip HTŞ’yi oluşturması)

Abdulhakim Şişani: Her ne kadar bir mukavemet testinden geçmesi gerektiğini bilsek de hepimiz bu birleşmeye sevindik. Şu an ise HTŞ’nin savaştaki en etkin güç ve Suriye cihadının lokomotifi olduğunu görüyoruz. Umuyoruz ki Tahriru’ş Şam diğer gruplarla ilişkilerinde DAEŞ’in yaptığına benzer hatalar yapmaz ve en önemlisi mücahitlerin ve diğer Müslümanların kalplerini kazanır aksi takdirde Allah amellerine bereket vermeyecek, birlik bozulacak ve tüm kazanımlar yok olacaktır.

JP: Suriye’de nasıl bir toplum görmek istiyorsunuz?

Abdulhakim Şişani: Suriye’de hayatın ilahi kanunlara göre işlediği bir toplum, Allah’ın verdiği hakların -gayrimüslim olsalar dahi- insanlara iade edildiği bir toplum görmek istiyoruz. Suriye’de ve diğer Müslüman ülkelerde görmek istediğimiz ve uğruna yola çıktığımız şey budur.

Kaynak: Mepa News

Bir Yorum Yazın