15 Temmuz Darbesinin esas amacı ve 12 Eylül 1980 Darbesi sonrası olanlar

Yazar: Selahaddin Dağıstan - Yazının Tarihi: 23 Ağustos 2016 | 20 Zilkade 1437 Salı 23:56

darbesine karşı çıkmak, aslında haksız bir şekilde hapse girmeye, hatta işkence görmeye, belki de infaz edilmeye karşı çıkmaktı. Çünkü kurulacak hükümeti belgelerde çıktığı gibi yüz binden fazla kişiyi tutuklamayı planlıyordu ve ayrıca infaz listesi hazırlamıştı. Darbenin Amerikancı bir olması ve esas konusunun hükümetin politikası olduğunu düşünürsek, 100 bin tutuklanan listesini dolduracak olanların aslında Suriyedeki mazlum halka yardım gönderen, onlarla dertlenen cemaatlerin ve sivil toplum hareketlerinin mensupları olduğu görülüyor.

Darbecilerin itiraflarına ve hükümetin açıklamalarına bakıldığında açıkça görülüyor ki darbenin esas amacı Türkiyedeki İslami cemaatlerin gücünü kırmak ve Suriyedeki Muhaliflere gerek hükümet, gerek cemaatler üzerinden giden yardımı bitirmekti.

ABD artık Suriyedeki Muhalifleri tamamen ezmek ve yalnızlaştırmak istiyor. Ortadoğudaki Büyük Projesi kapsamında diktatörlükler yerine ılımlı İslam modeli demokratik devletler projesi tamamen çöktü. Bu nedenle de geriye dönüş olan diktatörlük sistemini yeniden desteklemeye karar verdiler. Bunun için de önce Libyada kurulan zayıf hükümete darbe yaptırıp general Hafteri desteklediler (Hala ülkenin tamamını ele geçiremedi, cihadi hareketler ile savaşa devam ediyor), sonra da Mısırda Sisinin darbe yapmasını desteklediler. Çünkü anladılar ki rahat bir ortamda İslami hareketler bir yandan ılımlılaşsa da, diğer yandan fazlasıyla büyüyor ve hepsi de ılımlılaşmıyor, bu nedenle de sorun teşkil ediyor. Diktatörlükler ile katlederek, tutuklayarak, yasaklayarak sindirme politikası ile en azından ABD denetiminde bir devlet mekanizmasına olanak sağlıyorlar.

Mısırda Sisinin ABDnin izni ve emriyle darbe yaptığı artık bilinen bir durum. Güya demokrasiyi getirmek için 2003 yılında Iraka girdiğini söyleyen ABD, kendi putunu yercesine Mısırdaki ile seçilen hükümete darbe yapılmasını hem destekledi, hem de darbe sonrası Sisiye sahip çıkarak yapılacak diğer darbelere örneklik sağladı.

15 Temmuz darbe girişimi Hafter ve ile başlayan darbe zincirinin diğer ayağı olacaktı. Başarılamaması ABDyi gerçekten zor duruma düşürdü. Çünkü hem Suriyeye giden yardımı Türkiyeden kesemedi, hem de Muhaliflerin uluslararası alanda destekleyen belki son büyük ülke olan Türkiyeyi daha da Suriyedeki Muhaliflere yardım etmeye itildi. Nitekim darbe gecesi en mutlu olanların Esed ve İran olduğu da ortada.

Eski başbakan Davutoğlu da 27 Temmuzda yaptığı açıklamada eğer darbe olsaydı ertesi gün hazırlanacak iddianamede kendisi dahil tüm üst düzey isimlerinin “Suriyedeki terör örgütlerine yardım” iddiasıyla yargılanacaklarını söyledi:

http://www.ntv.com.tr/turkiye/ahmet-davutogluilk-ihbar-hakan-fidana-suikast-seklinde-geldi%2cWRfgu13hdEuXFcoxdCJYBw

Bu durum şunu gösteriyor; AKP hükümeti Esedin devrilmesi için elinden geleni yapmazsa kendisi devrilecek. Çünkü Muhalifler kazanırsa terörist Esed olacak, Esed kazanırsa dünyada terörist Muhalifler olacak.

Artık ABD de, Rusya da, Birliği de, İsrail de, İran da AKP hükümetiyle ortak iş yapmak istemiyor, aksine her biri AKP hükümetinin çökmesi için yoğun çalışıyor. Dünyada hiçbir müttefiki kalmayan AKPyi başka bir darbe yada plan ile düşürmek için de elinden geleni yapmaya da devam edecekler. Robert Fiskin dediği gibi; “15 Temmuz darbesi, bir sonraki darbeye kadar ertelendi.” Çünkü her yolu denediler ama başka türlü AKP iktidarını devirmeyi başaramadılar.

FETÖnün yayın organı Zaman gazetesi eski genel yayın yönetmeni Bülent Keneşin darbe girişiminden 8 gün önce “İyi bir çıkış yok artık” diyerek darbeyle ilgili attığı tweet zaten meseleyi özetlemekte:

Fetih Medya

* * *

15 Temmuz darbesine karşı çıkmak, aslında haksız bir şekilde hapse girmeye, hatta işkence görmeye, belki de infaz edilmeye karşı çıkmaktı dedik. Darbe madem hükümetin Suriye politikası gerekçesiyle yapılacaktı, darbenin altında ezilecek kesim de o halde hükümet ile beraber Suriyedeki direnişi destekleyen İslami camia olacaktı. 12 Eylül darbesindeki rakamlara bakarsak nasıl da vahim bir tabloyu yaşayacağımızı biraz anlarız. Bunu abartılı ve 30 yıl öncesi olarak görenler ise Sisinin darbe sonrasında kaç bin kişiyi öldürdüğüne, onbinlerce tutukladığı Müslümana ve işkencede kaç kişiyi öldürdüklerine baksın, Uluslararası İnsan Hakları kuruluşlarının sitelerinde hepsinde mevcut.

İlgilinizi Çekebilir:  TSK'dan açıklama! Kuzey Irak'ta bölücü terör örgütüne ağır darbe

12 Eylüle gelecek olursak;

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 36 yıl geçti. Türkiyeyi tamamen değiştiren müdahale sonrasında yayınlanan resmi belgelerdeki durum şu şekilde. “Rakamlarla 12 Eylül” diye da aratırsanız rahatlıkla bulursunuz. Hatta 12 Eylül belgesellerini de izlemenizi öneririm. Rakamlar şu şekilde:

-650 bin kişi gözaltına alındı. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.

-7 bin kişi idam istemiyle yargılandı. 517 kişiye idam cezası verildi. 259 kişinin idam dosyası Yargıtayca onandı. 49 kişi idam edildi.

-171 kişinin sonrasında işkenceden öldüğü belgelerle kanıtlandı.

-71 bin kişi TCKnin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı. 98 bin 404 kişi ‘örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.

-12 Eylül sürecinde cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. (15 Temmuz darbecilerinin de infaz listesi olduğu hükümet tarafından açıklandı)

-16 kişi kaçarken vuruldu. 95 kişi çatışmada öldü. 43 kişinin intihar ettiği bildirildi.

-14 kişi cezaevindeki uygulamaları protesto etmek için yaptıkları ‘açlık grevi sonucu yaşamını yitirdi.

-23 bin 667 derneğin faaliyeti durduruldu .

-Gazeteler toplam 300 gün yayımlanmadı.13 büyük gazete için 303 dava açıldı. 31 gazeteci cezaevine konuldu. 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. Gazetecilere toplam 3 bin 715 yıl hapis cezası verildi. 300 gazeteci saldırıya uğradı. 3 gazeteci öldürüldü. 49 ton gazete, dergi ve kitap, sakıncalı olduğu için imha edildi.

-1 milyon 683 bin kişi ‘fişlendi. 388 bin kişiye pasaport verilmedi, 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.

-30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.1402 sayılı yasa nedeni ile 3 bin 854 öğretmenin ve 120 öğretim görevlisinin işine son verildi.1402 sayılı yasa nedeniyle 9 bin 400 kişi kamu görevinden atıldı ya da sürüldü. 7 bin 233 devlet görevlisi bölgeleri dışına sürüldü.

Şu rakamlara baktığımızda darbeye neden “hayır” dediğimizi ve ilk geceden neden sokaklara döküldüğümüzü daha iyi anlayabilirsiniz. Hala bir sonraki herhangi bir darbe girişiminde evinizde oturup Amerikadan emir alan askerlerin sizi tutuklamasını ya da infaz etmesini beklemekten yanaysanız, yukarıdaki istatisliklerde basit bir sayı olmaktan öteye gidemeyeceksiniz, bilin istedim…

Twitter: @Selahaddin_Dag

Bir Yorum Yazın